Forumlar >>
Sanat >> MAVİ RÜYALAR 
| Sayfalar: Önceki 1, 2 |
|
|
| Yazar |
MAVİ RÜYALAR |
efeksk Mesajlar: 386
 | ANLAMLAR
Aşk;
Sevginin yürekte saniyelerle harmanlanmasıdır.
Yaşanırlığı en kısa, tadı en kalıcı olandır.
Sevgi;
Aşkın lezzetine yakın, baki bir çınardır.
Gölgesindeki serinlik, yüreklerde hep aranandır.
Sadakat;
İki yürek arasındaki en sıkı bağdır.
Aşkın hamuru, sevginin sonsuzluğudur.
| 19-08-2008 18:18 | | Şikayet Et! |
| efeksk Mesajlar: 386
 | -GİT-
Saf yüreğim sözlerinle ezilmeden git…
Belli etmeden terk edilişimi,
Gözlerim yanaklarıma süzülüp ıslanmadan,
Bir bahar arkana bakmadan git.
Bedenim sensizlikle titremeden git…
Kalbime girerken kullandığın kapıyı çarpmadan,
Dönüp üzüldüğüme bakmadan,
Yanaklarıma süzülen gözyaşlarım durulmadan git.
Adına yazdığım şiirler silinmeden git…
Merhem olduğun yaram yeniden kanamadan,
Amansız derdim bir daha doğmadan,
Bastığım toprak kanıma bulanmada git.
Son nefesime sebep olmadan git…
Yığıldığında yere bedenim solmadan,
Solarsa toprağa karışıp kaybolmadan,
Dönüp mezarıma bir gül koymadan git.
| 19-08-2008 18:23 | | Şikayet Et! |
| efeksk Mesajlar: 386
 | YAŞ 45
Malum bu gün cumartesi.
Takvim şeridinin ortasında bir rakam,
Seceremi tutar gibi bakıyor
Ardımda benim yaşıtım arkadaşım
Ufacık bir çerçevede
Kendini hatırlatıyor.
Vazomda bu gün beyaz güller
Dünden kalan papatyalara gülüşüyor
Boynunu bükmüş papatya
Son damla suyunu emiyor
Tüm bunları görünce
Yaş 45 Ölümü hatırlatıyor.
Sonra gülüşen beyaz güllere inat
Papatya semaya dikiliyor
Yaprakları bulut beyazı güller korkak
Titreyerek papatyaya bakıyor
Som damla suyumda bile
45 yaş olsa bile
Hayat benim için hergün yeni başlıyor.
| 22-08-2008 19:10 | | Şikayet Et! |
| efeksk Mesajlar: 386
 | DÜŞMAN
Zambaklar bu gece yorgun düştü yağmura
Geceler zifir elbisesini giydi, karanlık sokaklar
Neşter kesiği ayaz buz gibi evler üşümekte
Karanlıkta köpekler, başıma üşüşmekte.
Belim de yedi atmış beş bir silah,
Namlusunda kükremekte mermisi.
Elimde sırat dan keskin bıçak,
Alanda bir kan revan derbisi.
Arkam da derin boşlukta bir ordu,
Önümde parlamakta kılıçlar...
Sesimde bir ölüm korkusu,
Azrail’e direnen demir sancaklar.
Ayağıma dolaşmış zambaklar,
Çimenler hasret tabanlarıma...
Bağrıma bulaşmış zorluklar,
Kederler miskin bakışlarıma.
Her geçen gün kerelerce defa arzu etmekte beni toprak
Kabirler haykırıyor bu gece.
Düşmanımın elinde ölüm ışıktan parlak,
Kanım toprağı sular, yığılır üstüne bedenim bu gece
| 22-08-2008 19:11 | | Şikayet Et! |
| ahmet Mesajlar: 1
| bu ulkede yasamaya basladigimdan beri ruyalarimda yasam tarzimda siyahlasti | 10-09-2008 00:31 | | Şikayet Et! |
| Mustafa Çelebi Mesajlar: 141
 | KıRIK KOLYE
sen yokluğun içine düştün
ben yokluğumun
İkiden bir çıktığında biri bulan sendin
oysa ben hep kalansız kalıyordum
.
Belkide baştan belliydi gideceğin
ve ben oyalanıyordum.....
artık Yoksun
yokluğu da öğrettin
sahi ya sen öğretmendin....
genede ben seni sevdim
Sen: bilirsin seni nasıl sevdiğimi
zaten bir sen bilirsin
birde
tunalıda ki muhallebici
ayrılıksa istediğin gene sen büyüksün
git sevgili
zaten
hiç gelmedin ki
avuntuydu
...
ve bende kalan tek şey
kolyen oldu
asılı
boynumda...
22 Aralık 2004 Çarşamba 21:28
Şentepe/ANK
Mustafa Çelebi Çetinkaya
| 10-11-2008 10:20 | | Şikayet Et! |
| NüanS Mesajlar: 2198
 | 
Seni de her şeye... Kalemler tükettim tükenmeyen hasretle... Ucundan dökülen aşkla umutla çığlıkla... Belki de nefretle... Her umuda avuc açtım... Sen dilendim... Aşktan harap bir dilenci şimdi yüreğim... Her şeyi sana yazdım... Seni de her şeye... Hayallerimin paragraf başlarına... Umutlarımın paranaaa içlerine... Kalemler tükettim tükenmeyen hasretle... Her şeyi sana yazdımseni de herşeye... Binlerce kez okudum her gün bir ilkokul defterinden... Binlerce kez okudum Seçebilmek için seni soru işaretlerinden... Seni ezberledim hergün karmakarış yazılar içinden... Sana da kendimi yazdım... Bana ait harflerle... Farklı alfabelerle... Herşeyi sana yazdım... Herşeye seni yazdım... | 11-11-2008 16:44 | | Şikayet Et! |
| efeksk Mesajlar: 386
 | İZMİR RÜYALARIMDA
Akşamın arsız bir saati
Ben yine sokak başlarında
Bir türkü tutturmuşum
Uzun bir cadde
İlişmiş gözlerime
Ona dalıp, her şeyi unutmuşum
Derken bir uğultu
Yırtıyor kulaklarımı
Sokak başında, serseri bir adam
Naralar çıkıyor
Şarap şişesinin içinden
Serseri loş ışıktayken
Karşıyaka çarşısında
Parkeleri sayıyor
Ayak tabanlarım
İskelede demir almış
Üstünde tarihi silik vapur
Maziyi anlatıyor
Özlediğim denizi İzmir’in
Birden köpürüyor
Dalgalar ayaklarımın altında
Parkeleri çarşının
Denizle yıkanıyor
Ayaklarım üstünde ıslanıyor
Derken sıçrayıveriyorum
Derin uykumdan
İzmir rüyalarımı süslüyor
Sersem sefil doğruluyorum
İç çekerek derince
Ben İzmir’i özlüyorum
| 11-11-2008 22:21 | | Şikayet Et! |
| |
Konuya cevap verebilmek için üye olmanız gerekiyor.. Buraya
tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin.. |
|