Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
boşluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 12
Forumlar >> Sağlık ve bakım >> Saldırganlık Önlenebilir ve Öfke Kontrol Edilebilir boşluk
Sayfalar: 1, 2  Sonraki
Kutudaki yazılı sayfaya git -->
Yazar Saldırganlık Önlenebilir ve Öfke Kontrol Edilebilir
offline Kızıla Boyalı Saçlar
Mesajlar: 2434

30763

Saldırganlık Önlenebilir ve Öfke Kontrol Edilebilir

Saldırganlık, başkalarına fiziksel veya psikolojik zarar verme niyeti taşıyan tüm davranışları içerir. Niyet saldırganlığın temel ögesidir. Saldırganlık, başkalarına zarar vermeye yönelik bir davranış olduğu gibi aynı zamanda saldırganca davranma güdüsü olarak da kabul edilmektedir. Yapılan çalışmalar saldırganlığın engellenme ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Ancak engellenme duygusu her zaman saldırganlığa neden olmamaktadır. Bireyler engellenmeye karşı farklı tepkiler gösterirler. Bazıları yardım ve destek ararken bazıları da engellenmenin kaynağından uzaklaşmayı tercih ederler. Sadece, saldırganlığı engellenme, istenmeyen bir durumla başetme yolu olarak öğrenmiş kişilerde saldırganlığa yol açmaktadır. Yani saldırganlık çok farklı uyarıcılara gösterilen öğrenilmiş bir davranış olmaktadır. Saldırganlığı arttıran birçok fiziksel, çevresel etken de vardır. (ısı, çeşitli kokular, sigara dumanı vb.)

Şiddete tanık olma, sık sık engellenme ile karşılaşma , saldırganlığı ortaya çıkaran nedenler arasındadır. Örneğin, aile içi şiddete tanık olan çocuklar, saldırgan davranışları öğrenebilir, amaçlarına hizmet edeceğine inandıkları zamanlarda da bu saldırgan davranışları gösterebilirler. Eğer bir çocuk azarlanır, dövülür, cezlandırılırsa
kendini değersiz hisseder. Kendini değersiz hissetme de başkalarına karşı saldırgan davranışlarda bulunma eğilimini arttırmaktadır.

Öfkesini uygun şekilde yönlendiremeyen bireylerin de kendini önemsiz hissetmesi, saldırganlığı ortaya çıkarabilir. Özellikle yaşamın erken döneminde çocuklara öfkelerini kontrol edebilmenin öğretilmesi, saldırganlığın önlenmesinde önemli bir adımdır. Bebeklik döneminde hoşlanma, kızma gibi duygular ağlama aracılığıyla gösterilir. Çocuk 2-3 yaşlarına geldiğinde öfke nöbetleri sıkça ortaya çıkabilir. Bu yaş dönemin de duygu ve düşüncelerini yeterince ifade edememe nedeniyle öfke artar. Öfke nöbetleri olduğunda ailenin çocuğu öncelikle sakinleştirmesi gerekir. Sonra da öfkeyi ortaya çıkaran nedeni anlamaya çalışması gerekir.

Bu yaş dönemin de çocuğu kucaklamak, okşamak sarılmak, gülümseyerek, sakin ve tutarlı bir biçimde yaklaşmak gereklidir. Birebir ilişki kurma ve ilgi gösterme, anlaşıldığını, onaylandığını hissetmesi ve sakinleşmesi için önemlidir. Öfke nöbeti geçirdiği anlarda, ses, renk, ışık, doku gibi çeşitli uyarıcılardan yararlanılarak dikkatinin hemen başka bir alana yönlendirilmesi de, öfkesinin dağılması için yararlı olacaktır.

Tıpkı yetişkinler gibi, bazen çocuklar da kolayca öfkelenebilirler. Basit nedenler de bu çocukların öfke patlamalarını ortaya çıkarabilir. Zaman zaman da zorlu yaşam olaylarının arkasından çocuklarda da öfke gözlenir. (Hastalık, istismar, çeşitli travmatik yaşantılar vb.) Öfkeyi kontrol edebilmesi için çocuğun öncelikle neden öfkeli olduğunu bilmesi, bunun farkında olması gerekir. Öfkesini nasıl yönlendireceğini de bilmesi gereklidir. Çocuğun neden öfkelendiği konusunda farkındalık sağlayabilmesi için ailesinin kendisini etkili dinlemesi gerekir. Öfke anında çocuklar, sakin, anlayışlı ve kendilerini anlayacak yetişkinlere gereksinim duyarlar. Öfkeli olduğu için veya saldırgan davranışından dolayı çocuğun azarlanması, çocuğa öfkesini nasıl ifade edeceği ve nasıl sakin olacağı konusunda bir fikir vermez. Çocuğa seçenekleri olduğunu göstermek asıl hedeftir. Bağırmak, ağlamak, vurmak, öfke nöbeti geçirmek bir seçimdir, ancak çocuğa ne hissettiğini söylemenin de bir seçim olduğu gösterilmelidir. Hangi seçimin en iyi sonucu doğuracağı çocukla birlikte konuşulmalıdır.

Öfkeyi kontrol etme becerisinin gelişimi, iletişim becerileri, duyguları ve duygu ifadelerini tanıma becerisi, sorun çözme becerisi, yaratıcılık, yaratıcı düşünebilme becerisi, duyguları denetleme becerisi, girişkenlik becerisi gibi becerilerle de yakından ilişkilidir.

Ebeveynler ve eğitimciler olarak,

Ψ Öfkeli olmadığı anlarda ya da zor bir durumla başedebildiği anlarda çocuğu bu davranışını tanımlayarak ödüllendirmeliyiz.
Ψ Çocuklarınızın duygularını resim yaparak ifade etmelerine izin verin. Resimlerini anlattırın, dinleyin ve onları bu konuda yüreklendirin. Resim yapmak çocuklar ve yetişkinler için rahatlama araçlarından birisidir.
Ψ Herşeyden önemlisi anne-babaları olarak çocuklarımıza sağlıklı model olmalıyız. Arkadaşına vurduğu için çocuğu azarlarsak, döversek, sorunları çözmek için bağırma, azarlama, küsme, dövme ve vurma gibi davranışları bizi gözleyerek öğrenmesini sağlamış oluruz.

Bu sorunlarla başedebilmek için sakin olmayı, gülümsemeyi ve olumlu düşünmenin sihirli etkilerinden yararlanmayı unutmamalıyız...


Uzm. Psk. Eda Kargı ve Doç. Dr. Gülsen Erden
10.08.2006

Türk Psikoloji Derneği

20-06-2008 00:55 | cevapla | Şikayet Et!
offline AnTi
Mesajlar: 781

138047
PayLaşım için teşekkürLer..

Buna birşeyi daha ekLemek istiyorum müsadenLe..

Küçük yaşLarda çocukLarın uğradıkLarı şiddet iLe; sonradan seni sevdiğim için dövdüm sözü veya buna benzer davranışLar çocukLarda iLeriki yaşLarda paranoyakLık, depresifLik ve şizofreniye dönüşebiLiyor..

20-06-2008 01:44 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

Paylaşımın için. Bende şunu ilave etmek isterim izninizle;


Saldırganlık Önlenebilir ve Öfke Kontrol Edilebilir

Saldırganlık, başkalarına fiziksel veya psikolojik zarar verme niyeti taşıyan tüm davranışları içerir. Niyet saldırganlığın temel ögesidir. Saldırganlık, başkalarına zarar vermeye yönelik bir davranış olduğu gibi aynı zamanda saldırganca davranma güdüsü olarak da kabul edilmektedir. Yapılan çalışmalar saldırganlığın engellenme ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir .


Günlük yaşamda ne kadar şiddete maruz kalıyoruz, evde, sokakta, televizyonda, sinemada, tiyatroda, okulda… bilinmeyen başka nerelerde ne şekilde şiddete maruz kalıyoruz. Şiddet ve saldırganlık davranışı sert sert bakmadan tutunda, yüzün buruşturulması, surat asma, bağırma, korna çalma, el kol hareketleri, kovalama, tartışma, yumruklaşma, vurma, kırma, silahlı saldırılar, yakma…gibi hangi türüne istersek bir çok yerde karşılaşabiliyoruz. Bu durum gençlerimize ve çocuklarımıza nasıl yansıyor. Televizyon yayınlarında şiddetin ve saldırganlığın en küçük biriminden en büyüğüne kadar baktığımızda şiddete rastlıyoruz. Adeta bilinç altı bombardımanı ediyoruz. Filimdeki silahlı saldırılar,tartışmalardaki konukların birbirlerine bağırması,haberlerdeki her türlü görüntüler,tiyatro veya şaka programlarındaki şiddet içerikleri …aile içindeki tartışmalar ,dövüşler veya dövmeler baskılar, ticari hayattaki kabadayıca çözümler, trafikteki şiddet (korna, yarışlar, atışmalar, sıkıştırmalar, solanlınca karizma bozuldu anlayışı..), sokaktaki insanların birbirlerine karşı sevgi yerine şiddet ve saldırganlıkla iletişim kurmaları, çocukların oyuncaklarının silahlar olması ….. hepsi şiddet ve saldırganlık toplumunun temellerini oluşturmaktadır. Okul , iş yeri, futbol sahaları vb yerlere bakıyorsun şiddet saldırganlık tansiyonu fırlamış sonuç birilerinin dünyası değişiyor, birilerinin diyorum,buna birilerimizin desek daha doğru olur. Piyango bakarsın bize vurur. Tüm olumsuzluklar çevremizde geziyor ondan sonra neden sevgi toplumu olamıyoruz neden şiddet oranı bizim toplumumuzda yüksek diye düşünmeye başlarız.

İnsanlar doğduğu günden beri alması gereken sevgiyi zamanında veya hiç alamamışsa kötü modeller de kendine rehber edinmişse ; şiddet davranışlarını temel dinamiği olacaktır. Eğer insanlara yeteri kadar sevgi veremiyorsak bari önlerinden kötü modelleri kaldıralım. Tv deki şiddet içeriklerini ,polisiye olaylar veya filimler savaşlar… daha sayılabilecek çok şey var bunları nasıl yapabiliriz en azından görüntüler ve olaylar biraz süzülerek topluma yansıtılırsa şiddetin ve saldırganlığın bir parça önüne geçilebilecektir.

Yetişkin olarak çocuklarımıza veya gençlerimize nasıl kendini ifade edebileceğini öğretmek yerine yasaklarla bir yerlere varmaya çalışırız. Şunu yapma bunu yapma.. yasak…iyide yasakların yerine yasak olmayanları koysak ve bu yolda toplumca çaba gösterebilsek inanın bir şeyler yoluna girmeye başlayacaktır. Örneğin ceza sistemlerimizi toptan değiştirmek gerekmektedir. Bura da bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekir. Sistemleri değiştirirken mağdurun hakkının korunduğu gibi suçluya da caydırıcı cezalar vermek gerekir. Bu sistemlerde hapishane olabileceği gibi kamu yararına çalışmak şeklinde de olabilir. Cezanın günü ve iş türü kişinin yaptığı suçlar belirleyebilir. Örneğin cinayet işleyen kişilere karşı suç durumuna göre ömür boyu hapis niteliğinde ömür boyu kamu yararına çalışma gibi cezalar verilebilir. Kişiyi bu ceza da caydırmıyorsa bu gün bu dünyanın kesinlikle kabul etmiyorum diyeceği ceza sistemlerini çekinmeden ortaya koymak gerekir. Örneğin haksız yere başkalarını öldüren kimselere zorunlu ve hemen organ bağışına zorlayacak ceza sistemleri kurulabilir. Size verilen organları iyilik için kullanmadınız bari ihtiyacı olan ve iyilik için kullanacak kişilere verilsin…

Şiddetin kültür olarak yaşandığı toplumlarda insanların özgüveni düşük olur. Özgün ve iyi niyetli fikirlerini hiçbir zaman ortaya koyamazlar ve koysalar da üretici yanları zayıf kalır. Bunun anlamı ise toplum fason üretim veya taklit çalışmaları içinde olur. Bu durumda dünya üzerinde üretmeyen toplum konumuna sokar ve itibar kaybına neden olur. Üretici ,kendine güvenen ,yeni ürün ,proje çalışmaları yapacak toplumlar kesinlikle sevgi ortamında yetişen insanlardan oluşan toplumlardır. Ezik ,silik insanlar geleneksel davranışlarının dışına çıkamazlarsa kesinlikle ezik ve silik insanlar yetiştirirler. İnsanlara yasaklardan daha çok nasıl iyi davranışlar sergileyebileceğinin yollarının öğretilmesi toplumu korku davranışlarından sevgi davranışlarına yönlendirecektir.

Şiddet ve saldırganlığın nasıl ortadan kaldırılabileceğine dair bir gelişim modeli ortaya konulmalıdır. Bu model elli yıllık olabilir.Her beş yılda her on yılda ne yapılacağı belirlenip.Yapılacak çalışmalar yıllara ,aylara haftalara ve günlere hatta saatlere bölünerek amaca adım adım ulaşılmaya çalışılabilir. Eğer alan uzmanları hiç bir şey yapmazlarsa bu konularda hiç kimse bir şey yapmayacaktır. Yani kısır döngü sürüp gidecektir. Bu değişime ve gelişime karşı en büyük direnç olacaktır.



20-06-2008 08:24 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..


20-06-2008 09:11 | cevapla | Şikayet Et!
offline skyBULL
Mesajlar: 488

75874
ben çok saldırgan biriyim sinirlenince koltuklaru duvarları yumrukluyorum birisi bana sinirlenince burnundan kesik kesik nefes al demişti biraz işe yaradı başka bilinen taktikler varmı

20-06-2008 12:08 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

''ÖFKEYLE KANKAN ZARARLA OTURURMUŞ'' BAZEN ÖFKEYLE SÖYLENEN SÖZLER YA DA YAPILAN DAVRANIŞLARIN SONU BİR ÖMÜR PİŞMANLIKLA SONUÇLANABİLİR.
SİZ ÖFKENİZİ YENENLERDEN OLUN.''HAKİKİ PEHLİVAN RAKİBİNİ DEĞİL,ÖFKESİNİ YENENDİR''BUYURMUŞ.PEYGAMBER EFENDİMİZ(A.S.M)
ALLAH (C.C)SOHBETİYLE ÖFKENİZİ İPTAL EDEBİLECEĞİNİZ DOSTLAR NASİP ETSİN.BİR ŞEYE KIZDIMIZDA HEMEN ARAYIP DERDİMİZİ PAYLAŞABİLECEĞİMİZ

30-06-2008 09:06 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

canan demiş ki; ''ÖFKEYLE KANKAN ZARARLA OTURURMUŞ'' BAZEN ÖFKEYLE SÖYLENEN SÖZLER YA DA YAPILAN DAVRANIŞLARIN SONU BİR ÖMÜR PİŞMANLIKLA SONUÇLANABİLİR.
SİZ ÖFKENİZİ YENENLERDEN OLUN.''HAKİKİ PEHLİVAN RAKİBİNİ DEĞİL,ÖFKESİNİ YENENDİR''BUYURMUŞ.PEYGAMBER EFENDİMİZ(A.S.M)
ALLAH (C.C)SOHBETİYLE ÖFKENİZİ İPTAL EDEBİLECEĞİNİZ DOSTLAR NASİP ETSİN.BİR ŞEYE KIZDIMIZDA HEMEN ARAYIP DERDİMİZİ PAYLAŞABİLECEĞİMİZ





amin....

30-06-2008 09:07 | cevapla | Şikayet Et!
offline yaf uyuz etmeyin ben...
Mesajlar: 16

151589
AnTi demiş ki; PayLaşım için teşekkürLer..

Buna birşeyi daha ekLemek istiyorum müsadenLe..

Küçük yaşLarda çocukLarın uğradıkLarı şiddet iLe; sonradan seni sevdiğim için dövdüm sözü veya buna benzer davranışLar çocukLarda iLeriki yaşLarda paranoyakLık, depresifLik ve şizofreniye dönüşebiLiyor..


öncelikle bende tsk ederim paylasim icin

bana da öle oldu, seni sevdigim icin dövdüm bogmak istedim dedi, una mi sevgi denir anlamiyorum

23-07-2008 11:26 | cevapla | Şikayet Et!
offline AnTi
Mesajlar: 781

138047
Birgül demiş ki;

öncelikle bende tsk ederim paylasim icin

bana da öle oldu, seni sevdigim icin dövdüm bogmak istedim dedi, una mi sevgi denir anlamiyorum



ÇocukLarda anLama, aLgıLama duyuLarı oLduğukça açık açıktır.. Her yapıLanı, söyLeneni yorumLamaya çaLışır.. Bir yandan döverek, diğer yandan da kötü oLan birşeydir diyip, sevdiğini, seviLdiğini söyLemesi bu yorumLama gücünü kayıtsız bırakır ve çocuğu bir boşLuğa iter..

Yok gerçekten de sevebiLir ebeveyni.. Fakat kendi sorunLarını çocuğun üzerinde şiddete dayanarak soyutLamaya çaLışıyorsa asıL sorunun başLangıcı bu şiddeti uyguLayan aiLe bireyindedir..

Konu sahibi oLmamana rağmen, konu üzerinden o kadar zaman geçmesine rağmen, okuyup, yorumLadığın için ayrı teşekkür ederim..

23-07-2008 17:32 | cevapla | Şikayet Et!
offline yaf uyuz etmeyin ben...
Mesajlar: 16

151589
AnTi demiş ki;


ÇocukLarda anLama, aLgıLama duyuLarı oLduğukça açık açıktır.. Her yapıLanı, söyLeneni yorumLamaya çaLışır.. Bir yandan döverek, diğer yandan da kötü oLan birşeydir diyip, sevdiğini, seviLdiğini söyLemesi bu yorumLama gücünü kayıtsız bırakır ve çocuğu bir boşLuğa iter..

Yok gerçekten de sevebiLir ebeveyni.. Fakat kendi sorunLarını çocuğun üzerinde şiddete dayanarak soyutLamaya çaLışıyorsa asıL sorunun başLangıcı bu şiddeti uyguLayan aiLe bireyindedir..

Konu sahibi oLmamana rağmen, konu üzerinden o kadar zaman geçmesine rağmen, okuyup, yorumLadığın için ayrı teşekkür ederim..



yani cocukken ayni siddeti duydu icin affetmem mi lazim, yani ona dönmem mi lazim? belki onun sinirlenmesi sebebi bendim, ama bana saldirma si kendisi sorumlu bence, karsindaki insan beden olarak daha cok gücsüz ve sen ona saldiriyorsun, buda asil onun (saldiranin) ne kadar gücsüz biri oldugunu bana kanitlar. asla affetmem

23-07-2008 19:54 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek için üye olmanız gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: 1, 2  Sonraki

Yardim Fotoğraflarınızı herkese göstermek zorunda değilsiniz! İstediğiniz fotoğraflarınızı yükleme sayfasından sadece arkadaş listenizdeki kişilerin görebileceği şekilde ayarlayabilirsiniz.


Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim