Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
boşluk
   Cevap Ekle  
Toplam Cevap: 67
Forumlar >> Paylaşım >> Sesli Şiirler inadına susmuyor.. boşluk
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki
Kutudaki yazılı sayfaya git -->
Yazar Sesli Şiirler inadına susmuyor..
online murat-tlv (dinsizin ...
Mesajlar: 9463

123419


Yine Memleketim Üzerine Söylenmiştir
Nazım Hikmet Ran


Memleketim, memleketim, memleketim,
ne kasketim kaldı senin ora işi
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,
Şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın akında,
enfarktında yüreğimin,
alnımın çizgilerindesin memleketim,
memleketim,
memleketim...



















10-06-2008 12:35 | cevapla | Şikayet Et!
online murat-tlv (dinsizin ...
Mesajlar: 9463

123419



YAŞAMAYA DAİR

1
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
1947
2
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
1948
3
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...


Nazım HİKMET Ran













Genco Erkal yorumu ile Yaşamaya Dair..

10-06-2008 12:38 | cevapla | Şikayet Et!
offline Angel Man
Mesajlar: 5572

48546

"Memleketim"

olsun bence başlığı Murat...


Havasına suyuna, taşına toprağına
bin can feda benim yurdumaa...
laylaylaylay laylaylaylay
lalalalay laylaylaylay
Bİr başkadır benim MEMLEKETİM...



bu güzel yurdu sevmeyen varmı yaaa..?

10-06-2008 12:39 | cevapla | Şikayet Et!
offline SaĞNak
Mesajlar: 4943

135123
TOPİC

Nazım Hikmet RAN şahsıyla ilgilimi

yoksa sadece şiirlerini paylaşacagımız bir form mu?

10-06-2008 12:40 | cevapla | Şikayet Et!
offline SaĞNak
Mesajlar: 4943

135123
Selanik'te doğdu. Aslen 20 Kasım 1901 olan doğum tarihi ailesi tarafından sene kaybetmemesi için 15 Ocak 1902 olarak kaydettirildi.[1]

İlk şiiri ‘Feryad-ı Vatan’'ı 1913'te yazar. Aynı yıl Galatasaray Sultanisi'nde ortaokula başlar. 1917'de Heybeliada Bahriye Mektebi'ne girer. Daha sonra Kurtuluş Savaşı için Anadolu'ya geçer. Fakat sağlık nedenleri ile bahriyeden ayrılmak zorunda kalır. Bu sırada Hamidye Kruvazörü'nde güverte subayıdır.

Bolu'ya öğretmen olarak atanır. Daha sonra Batum üzerinden Moskova'ya giderek Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi’nde siyasal bilimler ve iktisat okur. 1921'de gittiği Moskova’da devrimin ilk yıllarına tanık olur ve komünizm ile tanışır. 1924'te Moskova’da yayınlanan ilk şiir kitabı ’28 Kanunisani’ sahnelenir. O yıl Türkiye’ye dönerek Aydınlık Dergisi’nde çalışmaya başlar. Dergide yayınlanan şiir ve yazılarından dolayı on beş yıl hapsi istenince yeniden Sovyetler Birliği’ne gider. 1928’de af kanunundan yararlanır ve Türkiye'ye geri döner. Bu kez Resimli Ay dergisinde çalışmaya başlar. 1938’de yirmi sekiz yıl hapis cezasına çarptırılır. 12 sene süren tutukluluktan sonra askere alınacağı ve öldürüleceği endişesiyle Sovyetler Birliğine gitmek zorunda kalır. Bu yüzden DP hükümeti tarafından ülke vatandaşlığından çıkarılır ve Nazım Hikmet, mecburen büyük dedesi Mahmut Celaleddin Paşa (Konstantin Borzecki)'nın memleketi olan Polonya vatandaşlığına geçer ve Borzecki soyadını alır. Moskova'da 3 Haziran 1963 tarihinde kalp krizinden ölür.



kaynak=http://tr.wikipedia.org/wiki/Naz%C4%B1m_Hikmet


kız çocugu;
Unutmayın Unutmayın

Kapıyı vuran, benim benim
Barışı dünyaya lütfen getirin
Alev çocuğu yakmasın
Şekerli bonbonu tatsın




alıntı

10-06-2008 12:44 | cevapla | Şikayet Et!
online murat-tlv (dinsizin ...
Mesajlar: 9463

123419
sAğnAk demiş ki; TOPİC

Nazım Hikmet RAN şahsıyla ilgilimi

yoksa sadece şiirlerini paylaşacagımız bir form mu?





sesli şiirler ve şiir içerikli videolar
forumun konusu ve paylaşım amacı budur..

katılacak olan herkese şimdiden teşekkürler...

şiir dinletileri, şiir yorumları her şairden ekleyebilirsiniz...



10-06-2008 12:44 | cevapla | Şikayet Et!
online murat-tlv (dinsizin ...
Mesajlar: 9463

123419







Bu kent öldürüldü diyorlar..
Ahmet telli... (kendi sesinden)




Bu kent öldürüldü diyorlar
Kurşuna dizildi bir gece yarısı
Hayaletler geziniyormuş şimdi
Sokak aralarında ve caddelerde
Baykuş tüneği olmuş alanlar
Ve yarasalar uçuşuyormuş...
Silah ve esrar kaçakçıları
Altın çağını yaşarlarken
Artıyormuş bir yandan da
Kumarhaneler,meyhaneler
Borsa oyunları hileli iflaslar
Birbirini kovalayıp dururken
Nasıl çıkmışsa pek bilinmiyor
Yaygınmış şimdilerde rus ruleti
İntiharların sayısı bilinmiyor
Çoğalıp duruyormuş fahişeler
Ve artık bunların hiç biri
Olay bile sayılmıyormuş şimdi
Bu kent öldürüldü diyorlar
Bahar gelmez artık buraya
Bir kent nasıl öldürülür göz göre göre
Ben inanmıyorum kim ne derse desin
Sodon ve Gomore efsanelerde kaldı
Yaşanan bir başka tarih şimdi
Şöyle bir dokunsak toprağa yalın ayak
Duyacağiz belki tarihin akışını
Baharda gecikebilir unutmayalım
Böyle okuduk tarihin kitaplarından
Hele vakit gelsin,sevda dal versin
Uzanacağiz bir sabah çiçekli bir ağaca
Unutmayalım aşkın sımsıcaklığını
Suskun bekleyişlerini varoşların
Kitapları,fabrikaları unutmayalım
Unutmayalım dağların öyküsünü
Zincirlerini kırmasını bilir bir kent
Aovrayı unutmayalım
Kışlık saray ne kadar dayanabilir
Hayatı kollamasını bilenlere
Ölüm suretini gezdiren serseriler
Sızıp kalacaklar birazdan
Ve bir tül gibi yırtılırken çevren
Bu kent yeniden yaşanacaktır
Bir kent nasıl öldürülür göz göre göre
Ben inanmıyorum kim ne derse desin.






10-06-2008 12:49 | cevapla | Şikayet Et!
online murat-tlv (dinsizin ...
Mesajlar: 9463

123419







Cezmi Ersöz - İki Karanlık orman birbirini sevse ne olur, sevmese (kendi sesinden)




Anlaşmak diye birşey yoktur aslında
dillerin ve yüzlerin altında başıboş zamanlar
dolaşır
sokaklarda bir kıç,bir penis,bir çocuk-köpek gibi
dolaştığım zamanlar
varlığımı koruyabilmek için
masaların altında ellerimi, ayaklarımı
parçaladığım
zamanlar

Zamanlar haindir,zamanlar muhbir
İki karanlık orman birbiriyle anlaşsa ne olur,
anlaşmasa

Güvenmek diye birşey yoktur aslında
dillerin ve yüzlerin altında başıboş korkular
dolaşır
bense korkumu ölümümün altına sakladım
hep
korkumun kokusunu aldılar
kaçtım kovaladılar
İki karanlık orman birbirine güvense ne olur,
güvenmese

Sevmek diye birşey yoktur aslında
dillerin ve yüzlerin altında başıboş yalnızlıklar
dolaşır

uydurulmuş anılar,sahte öyküler,hiç
kullanmadığım
yerlerimi bıraktım onlar
yine de son kapıma dayandılar
kapının ardı karanlık deniz
denizde masum,tetikteki sızım,son inancım
gördüler onu

Artık şimdi o karanlık denizde
'binlerce hiçkimseyim'

İki karanlık orman birbirini sevse ne olur,
sevmese


10-06-2008 13:10 | cevapla | Şikayet Et!
online murat-tlv (dinsizin ...
Mesajlar: 9463

123419



Nazım Hikmet'in kendi sesinden, kendi şiirlerini dinlemek isteyen varsa, yukardaki videoyu izleyebilir



Sesli şiirler devam edecek..
player dosyaları nedeniyle teknik sorunlar yaşanabilir

Aynı anda 2 ses dosyasının birbirine karışmasını önlemek için... dinlemek istemedeğiniz player'da stop< tıklayabilir, dinlemek istediklerinizdede play< tıklayabilir yada sırasıyla dinleyebilirsiniz





10-06-2008 13:17 | cevapla | Şikayet Et!
offline Yabancı..

R@ demiş ki;
Bedirhan Gökçe-Şehit Olursam Ağlama Anne







10-06-2008 13:23 | cevapla | Şikayet Et!

Konuya cevap verebilmek için üye olmanız gerekiyor.. Buraya tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin..

Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki

Yardim Amacınız sadece eğlence ve tanımadığınız insanlardan sürekli özel mesaj almaktan sıkıldınız!, o halde derhal bilgilerim bölümüne girin ve Sadece arkadaş listemdekiler bana özel mesaj gönderebilsin! seçeneğini işaretleyin, sadece sizin seçtikleriniz size mesaj atabilsinler...


Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim