Forumlar >>
Okuma >> Madımak, Latife Tekin ve gözaltılar !!!! 
| Sayfalar: Önceki 1, 2, 3, 4, 5 Sonraki |
|
|
| Yazar |
Madımak, Latife Tekin ve gözaltılar !!!! |
ozqur (düşsel jojuk) Mesajlar: 11111
 |
SiVAS ŞEHİTLERİ - 2 Temmuz 1993
HALKIM 2 Temmuz 1993...
Yandık avazlarda, kavrulduk halkım
Varıp Pir Sultanı, analım dedik
Aşkın dolusuna, kanalım dedik
Meydanda bir semah, dönelim dedik
Kahpe tuzaklarda, vurulduk halkım..
Salyalı ağızlar, kirli yürekler
Elde ateş, dilde Allahu-Ekber
İnsan yakmak için, olmuş seferber
İsli dumanlara, savrulduk halkım
Yüzbin yobaz, bir Akarsu eder mi?
Öldürülen, bu kaçıncı Nesimi,
Özlem, Nurcan, Serpil, Belkız Gülsüm´ü
Verdik, birer birer, kırıldık halkım
Metin, Asaf, Behçet, Asım Bezirci,
Menekşe, Sehergül, Gülender, İnci,
Asuman, Yasemin, Erdal Ayrancı,
Et kemik bir yerde, derildik halkım
Hasret Gültekin´im, Serkan Doğan´ım
Huriyem, Yeşim´im, özbe öz Özkan´ım
İki Metin ölüm, Sait, Handan´ım
Hep birlikte yan, yana serildik halkım
Yandı özyurdun da, Özyurt Ahmet´im
Kaynar ateşlerde Uğur Mehmet´im
Güpe gündüz ışıktı, Güdüz Murat´ım
Cem olduk güneşe, verildik halkım
Muhlis´ine muhip olan, Muhibe´m
Sulariden arda kalan Edibe´m
Cümlesi insana derki, Kâbem
Kanlı kefenlere sarıldık halkım
Karınna Cuanna, Hollanda´lı can
Yanın da Muammer Hakan ve Kenan
Bin beterdi Sivas, Ol Kerbeladan
Hüseyin´ce ölüp dirildik halkım
Koray Kaya´m, onbirin de dal fidan
Ahmet Öztürk ile adası alan
Din için yakıldık 33 can
Kara topraklara, karıldık halkım
Madımak´ta yanan 33 can
Artık her birisi bir Pir Sultan
Hızır´ın dölleri yazsın bin ferman
Gönnüller içinde yer aldık halkım
Kızılgülüm, söz düşürse dilime
Mızzrabım isyankâr, vurur telime
Bir gün olup hesap sorsam zalime
Yobazlar elinden zar olduk halkım
| 02-07-2008 11:57 | | Şikayet Et! |
| ozqur (düşsel jojuk) Mesajlar: 11111
 |
Hangi aşk yaşadı böyle bir ayrılığı
Kendi sesimizi bile susturamadık
Otuzbeş damlası buharlaştı ömrümüzün
Kendi yüreğimizi bile inandıramadık
Anılar da avutmadı bizi
Ağıtlarda yakmadık
Türküler oğul verirken dudaklarımızda
Akarsuların boğulduğuna inanamadık
Öyle bir leke ki sabahın yüzünde
Biz böyle kalleş ölümlere alışamadık
| 02-07-2008 12:05 | | Şikayet Et! |
| melami Mesajlar: 368
 | | neden çok az yorum var????? | 02-07-2008 12:15 | | Şikayet Et! |
| UzakLara Mesajlar: 1463
 |
MADIMAK
Eylemleri sözdü,
silahları sazdı,
ozan olmaktı kiminin de
ozanlar ilinde günahı.
Suçları Pir Sultan'ı anmak,
cezaları yanmaktı,
toplu mezar oldu onlara
alev alev Madımak.
Orman gibi yanan
otuz yedi can,
can verirken o gün
Pir Sultan uğruna.
Büzülüverdi devlet,
devlet beşiği Sivas'da
uykunun kovuğuna,
korkudan..
Uyanır elbette bir sabah
Ashab-ı kehf uykudan,
ölür ölür dirilir yine
yüreklerde Pir Sultan...
Bülent Ecevit
( 1925 - 2006 ) | 02-07-2008 12:27 | | Şikayet Et! |
| murat-tlv (dinsizin ... Mesajlar: 9457
 |
Zamanında Arjantinde, Şilide, Çekoslavakyada, Romanyada, Porto Ricoda, Güney Afrikada, Hindistanda, Cezayirde yapılırdı böyle kitlesel tutuklamalar..
Şimdi Türkiye'de yapılıyor...
Atatürk'e özgürlük..
Atatürkçü Düşünceye Özgürlük istemek, suç sayılıyor günümüzde..
Kukla hükümetlere karşıt her görüş, bu fişlemelerle karalanacak, atılan çamurun izi kalacak sanıyorlar..
bir kez daha yanılıyorlar..
Tarihle hesaplaşma vakti 1919'da nasıl geldiyse,
Güneş nasıl doğduysa yine doğudan o sabah,
yine gelir hesap vakti..
yine doğudan doğar güneş..
| 02-07-2008 12:45 | | Şikayet Et! |
| murat-tlv (dinsizin ... Mesajlar: 9457
 |
insanlar bilinçlendikçe kişiliklerini ister, milletler de öyledir
kabiliyetlerini keşfetmek, zengin olmak isterler
bu zenginlik
başkalarının açlığı pahasına olursa
işte o zaman iş değişir
eninde sonunda hesabı sorulur
din adına, ideoloji adına
başka milletleri boyunduruk altına almak;
işte biz buna emperyalizm deriz
gerçek bir devrimcinin amacı
egemenliğin kayıtsız ve şartsız
ulusta olmasını sağlamaktır,
tam bağımsızlık
dünya milletleriyle kardeş olmak demektir,
ırk esasına dayanan düşünce unsurları
insanlık ailesine üvey evlat yetiştirmek demektir,
bilinçlenen bir toplum demokrasiden korkmaz
halkını cahil bırakan insanlar
eninde sonunda kahrolurlar.
fakirliği paylaşmakla, zenginliği paylaşmak
ayrı ayrı şeylerdir
sosyal devlet;
emeğin ve geniş halk kitlelerinin refahı demektir
bunun kaideleri bellidir
ne üç beş kişi parası ile dünyayı değiştirebilmelidir
ne de devlet zalim olmalıdır
insan zekası ve kültürü
soyut ve somut kavramlarıyla bir bütündür
sanata, bilime ve söylediğin türküye
ekmek kadar acıkıyorsan ne mutlu sana
barış zeka ürünüdür,
savaş aklı olmayanlara aittir
eğer uğruna savaşacak bir şeyin varsa
o olsa olsa özgürlüğündür,
bağımsızlığındır
| 02-07-2008 12:47 | | Şikayet Et! |
| murat-tlv (dinsizin ... Mesajlar: 9457
 |
güneşe bak doğudan doğacak güneşe bak
güneşe bak doğudan doğacak güneşe bak,
gün nasıl ağarıp gelecekse,
nasıl ki rüzgar bulut olacaksa
buluta yağmur, el deyecekse
yağmura toprak can verecekse
güneşe bak doğudan doğacak güneşe bak
güneşe bak doğudan doğacak güneşe bak
ne din, ne ırk.. sen, ben var..
ne dün, ne bugün... yarın var..
sonra ateş, sonra kan, sonra ihaneti gördük.
ihaneti ateşle yakıp,
aydınlatıp korku korkudan kaçıp,
ressamlar bizim resmimizi yaptılar
gencecik yeni zelandalı,
anzak,
avusturalyalı
koyun koyuna
bağımsızlığın resmini bizden öğrendiler
güneşe bak doğudan doğacak güneşe bak
güneşe bak doğudan doğacak güneşe bak
aydınlattık
korku korkudan kaçıp, doğudan doğdu güneş
ilk defa karanlık korktu
ihaneti ateşle yakıp, aydınlattık
| 02-07-2008 12:48 | | Şikayet Et! |
| Class [OfficiaL] Mesajlar: 11
 | Sivas katliamı geçmişin önemli irtica olaylarından biridir. biz bunları zaman zaman yaşadık.
Osmanlı döneminde 31 Mart isyanı, Cumhuriyet döneminde Şeyh Sait ayaklanması,
Menemen'de yedeksubay Kubilay'ın başının testere ile kesilmesi ve daha niceleri...
Türkiye Cumhuriyeti zaman zaman gericilerin eline geçiyor. Din tüccarları, din sömürücüleri iktidar olmayı başarıyor.
ancak yaptıkları yanlarına kár kalmıyor ve günün birinde, geldikleri gibi gidiyorlar!
Sivas olayları, Cumhuriyet tarihindeki yerini bir utanç anıtı olarak aldı. Her anımsandığında yüzümüz kızaracak.
Böylesine acı bir olayı bir daha yaşamamak dileği ile.
| 02-07-2008 12:50 | | Şikayet Et! |
| Yabancı..
| | murat-tlv (dinsizin ... Mesajlar: 9457
 |
MENEMEN OLAYI
Derviş Mehmet isminde bir yobaz ve altı silahlı arkadaşı 23 Aralık 1930 günü Menemen'e gelmişler ve camiye girerek üzerinde dini ibareler yazılı bir bayrakla, camide bulunanları ve merakla cami önüne toplananları, kendileriyle birlik olmaya davet etmişlerdir. Derviş Mehmet halka hitap ederek; "Ey Müslümanlar, ne duruyorsunuz; Halife Abdülmecit hududa geldi, Sancak-ı Şerif çıktı, gelin altında toplanalım, şeriat isteyelim" diye bağırmıştır.
Gösteriler ve tekbirlerle dini ibareler bulunan bayrağı Hükümet Konağı önündeki meydana dikmişlerdir. Toplanan halkı dağıtıp bu yobazları yakalamaya, mesleği öğretmenlik olan Yedek Asteğmen Kubilay Bey'in askeri müfrezesi görevlendirilmiştir. Kubilay Bey, şakilere nasihatta bulunarak; yaptıklarının hatalı, sakıncalı ve kötü bir şey olduğunu belirterek vazgeçmelerini ve dağılmalarını söylemiştir. Şakiler buna mavzer kurşunu ile cevap vermişlerdir. Kubilay Bey kendisini korumak için tabancasını çekmiş ise de, bir kurşunla yaralanarak yere düşmüş ve gözleri dönmüş canilerden biri, yaralı Kubilay Bey'in üstüne atılarak boğazından kesip başını gövdesinden ayırmıştır. Bu arada iki mahalle bekçisini de şehit etmişlerdir.
Olay yerine yetişen askeri birlik ve jandarmalar şakilerin teslim olmalarını istemiştir. Bu isteği reddeden yobazlar ateşle karşılık vermişlerdir. Çatışma sonucu Derviş Mehmet ve iki arkadaşı vurularak, ikisi de yaralı ele geçirilmiştir. Diğer ikisi de iki gün sonra yakalanmıştır. Araştırma sonucu; olayın bölgesel bir nitelik taşımadığı, organize bir şebekenin düzenlediği, Cumhuriyet'i yıkmak amacını güden irticai ve siyasi bir hareket olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Hükümet, Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesir illerinde bir ay süre ile sıkıyönetim ilan etmiştir. Yakalananlar muhakemeleri sonunda ağır cezalara çarptırılmışlardır.
Atatürk'ün orduya mesajı...
28 Aralık 1930
23 Aralık 1930 Salı günü meydana gelen olay üzerine Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, 28 Aralık’ta orduya başsağlığı mesajı yayınladı.
İçişleri Bakanı Şükrü Bey (Kaya) ile Ordu Komutanı Fahrettin Paşa (Altay), 27 Aralık’ta, İstanbul’a giderek Dolmabahçe Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’e olay hakkında bilgi verdiler.
Mustafa Kemal Atatürk, 28 Aralık’ta orduya başsağlığı mesajı yayınladı. Atatürk mesajında," Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkûreci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kublay Bey, temiz kanı ile cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır" dedi.
Atatürk, "Mürtecilerin (gericilerin) gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tasvipkar bulunmalarının bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hadise" olduğunu belirtti.
Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa da aynı tarihte yayımladığı bir tamim ile Atatürk'ün mesajını orduya tebliğ etti.
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün, orduya mesajı şöyle:
28 Aralık 1930
Gazinin Orduya Taziyetnamesi
Menemen’de ahiren vukua gelen irtica teşebbüsü esnasında Zabit Vekili Kublay Beyin vazife ifa ederken duçar olduğu akıbetten Cumhuriyet ordusunu taziyet ederim. Kublay Beyin şehadetinde mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tavripkâr bulunmaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hâdisedir. Vatanı müdafaa için yetiştirilen; dahilî her politika ve ihtilâfın haricinde ve fevkinde muhterem bir vaziyette bulunan Türk zabitinin mürteciler karşısındaki yüksek vazifesi vatandaşlar tarafından yalnız hürmetle karşılandığına şüphe yoktur.
Menemen’de ahaliden bazılarının hataları bütün milleti müteellim etmiştir. İstilânın acılığını tatmış bir muhitte genç ve kahraman Zabit Vekilinin uğradığı tecavüzü milletin bizzat cumhuriyete karşı bir suikast telâkki ettiği ve mütecasirlerle, müşevvikleri, ona göre takip edeceği muhakkaktır. Hepimizin dikkatimiz bu mes’eledeki vazifelerimizin icabatını hassasiyetle ve hakkile yerine getirmeğe matuftur.
Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkûreci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kublay Bey, temiz kanı ile cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.
Reisicumhur
Gazi Mustafa Kemal


Biz bu Cumhuriyeti sokakta bulmadık...
Türkiye Cumhuriyeti,
İsrail gibi,
Birleşmiş Milletler kararıyla kurulan bir ülke
DEĞİLDİR !!!!
Kanımızla yazdık tarihi..
Yazmayada devam ederiz..
| 02-07-2008 12:58 | | Şikayet Et! |
| |
Konuya cevap verebilmek için üye olmanız gerekiyor.. Buraya
tiklayip hemen uye olun, sizde aramiza katilin.. |
|