Her insan doğarken duydukalrını ve gördüklerini sınayarak bir taklit modeli ile tecrübe edinirler...
Ve bir süre sonra büyüdüklerinde yani okuma çağlarına geldiğinde duyduklarının ve gördüklerin hep aynı olması bir bıtkınlık verdiğinden olsa gerek ki huysuzluğu ile eve sığamaz olur..
Hani sık sık deriz ya "kim ne ederse kendine eder" Birini seversen önce kendini sevmelisin, birini düzeltmek istersen ünce kendinden başlamalısın..
Ve kendin için ne istersen başkalrı içinde onu istemelisin..Sevgili formu açan arkadaşım diğer konuların hiç biri önemsizdir demiyorum ama diğer konuları anlayabilmek ve yerinde katılabilmek için ise sizin formunuzdan geçer.
Kime sorsanız herkes kendini tanımaktan anlatacak zaman bile bulamaz ancak yaşanması durumnuda bunun anlaşılabilir olacağını savunurlar.. Amenna bu doğru bir söz. Oysa bir insan kendini veya karşıdakini ne kadar tanıyabiliyor buna ehliyeti yetrlimidir sizce? Eğer tanımak sandığımız kadar kolay olmuş olsa idi neden ayrılmalar kavgalar boşanmalar bitmek nedir bilmiyor!..Bence bir insanı tanımak için ve kim olduğunu, ne düşündüğünü, ne yaşadığını, neye hizmet ettiğini anlamak için onunla yol, iş vs benzeri beraber olmak yetrlimidir? Peki bu çok defalar yanıltıcıda olmuyor mu? Bunun sonucunda ayrılanalrı ve o sıkı denen ortaklıkların bittiğini de gördük! Ben bütün bunların ve benzerlerinin her zman biraz yanıltıcı paylarının olduğuna inanırım..
Globalleşen hareket içerisinde insan evrimleşerek, yenilik, değişim ve üretkenliği ile kimlikleşir. Doğru olanda bu. Zamanı eğlendirmekle geçirmek değil elbet. Hayatta en zor ve en değerli bilgi deneyim ile elde edilen tecrübelerdir..
Ömrümüz çoğu defa öğrenmek istediklerimize yetmiye biliyor. yetmediğine göre hasretlere, eğilimlere, ufuklara, düzlüklere birsamlara kitap ile ulaşırız. Kitabı sevende sevdirende yüksek ruhlu erdem insanlardır. Çünkü onun içinde insan vardır insana hizmet vardır.
Bu yüzden şuna inanıyorum ki eğer bir dost edinmek isteniyorsa onun sadece tecrübelerine değil, kitap okuduğuna bakılır.. Eğer kafa dengi aranıyor ise de zaten aynı kitaplardan hoşlanmarlı bunun için yeterli bir sebep olabiliyor..Bence insanın önemi, değeri, emeği, adaleti, kitapların kapağı altındadır..
Form sahibi arkadaşım, yüreğine sağlık ..
Herkes bol okumalı yayınlar..
Yukarıdaki yormumun ekidir:
Sözlerimin yanlış anlaşılmaması hussunda ufak bir cümle daha eklemek istiyorum.
İnsan düşünen sosyal bir yaratıktır.. Ve düşüncelerimizin açılımını mantık ile yaparız mantık ta ancak ve ancak doğru düşünmeden geçer ki o da en çok okumakla olur..Okumayan hiç bir insana ben, kötüdür veya asil değildir demiyorum lütfen yanlış anlaşılmasın..Sadece ben kitabın insan üzerindeki tahkimini ele aldım..
benim branşım gereği kitaplarla çok haşır neşirim ve de gerçekten benim hayatımın akışında inanılmaz önemli bir role sahipler... okumadığım zaman kendimi boş hissediyorum. yaşadığımı anlayamıyorum... sanki bir şeyler eksik kalmış gibi geliyor. hani kimisi kahvaltı yapmayınca bir eksiklik hisseder ya bende de öyle oluyor...
keşke bizim toplumumuz da gelişmiş toplumlar gibi kitap okusa... ( bizim toplumumuz gelişmemiş demiyorum lütfen yanlış anlaşılmasın... )
Bilgi bandı ile sayfa içerisinde aktif olarak gezinti yapmasanız bile online olarak kalabirsiniz. Ayrıca belirli özellikleri de bilgi bandı ile takip etmek çok kolay