Cumhurbaşkanın dışişleri bakanlığı yaptığı dönemdeki ermenistan-türkiye ilişkilerine ait ufak bi not...
Fransa Parlamentosu’nda Ermeni soykırımı iddialarını inkar etmeyi suç sayan yasanın görüşüleceği günlerdi.
Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın davetlisi olarak bu ülkede 10 günlük bir programa katılmıştım.
Daha önceden temaslarım bulunan diaspora Ermenileri ile de görüşme planladım.
Nice da buluştuk.
Kronikleşmiş sorunlara nasıl çözüm bulunabileceğine dair uzun müzakereler yaptık.
(Bu arada, 15 yıl kadar önce rahmetli Türkeş’le görüşen Ermeniler de oradaydı. Türkeş’le yaptıkları görüşmeleri uzun uzun anlattılar ve fotoğraflarını gösterdiler.)
Taraflar üzerinde olumlu etki yapacağına inandığımız insani bir plan yaptık.
Plana göre;
Nice’ten iki tır tıbbi yardım malzemesi yola çıkacak, bunlar Türkiye’den geçecek ve Ermenistan sınırı bu yardım malzemeleri için geçici olarak birkaç saatliğine açılacaktı.
Ekibe Fransız gazeteciler de alınacak ve bu tarihi olayı belgeleyerek dünyaya pozitif bir mesaj verilecekti.
Hem Fransa’daki Ermeniler, hem de Ermenistan’daki Ermeniler de bundan olumlu etkileneceklerdi.
O zaman dış işleri bakanı olan Sayın Gül’ü Nice’ten aradım ve kendine projeden söz ettim.
Çok yararlı olduğunu söyledi ve onay verdi. Hazırlıkları yaparak Türkiye’ye döndüm. Bu arada dışişleri bürokratları ile de görüşerek planlamayı yaptık.
Birkaç hafta sonra tırlar Türkiye’ye giriş yaptı.
Ben bir aksilik olmaması için yeniden dışişleri bakanlığına gittim ve teyid etmek istedim.
Ama hiç beklemediğim bir aksilikle karşılaştım.
Bakanlık yetkilileri yardım malzemelerinin sınırdan geçişinin mümkün olamayacağını söylediler. Hemen Sayın Gül’ü buldum ve konuyu aktardım. Ne yazık ki o da duruma o an için müdahale demedi ve bizim insani projemiz yarım kaldı. Gelenlere durumu anlatmakta bir hayli zorlandım. Ve olumsuz haber yapılmaması için çok çaba gösterdim.
Oysa bu proje gerçekleşmiş olsaydı, dünya basınında Türkiye ile ilgili pek çok olumu yansıması olacaktı.
( O Dönemlerde, görüşülecek yasa için yüz binlerce euro harcanarak ilanlar veriliyordu.)
Ve yardım tırları yüzlerce kilometre fazla yol kat ederek Gürcistan üzerinden Ermenistan’a ulaştı...
Aşağıda yazdıkların,
konuyla mı ilgili, üyelerle mi ilgili
ona bir bak derim önce..
bu yukarda yazığın yazıda, görünmeyen 2 cümle var
bende onlara cevap verdim diyorum..
senle yada bir başkasıyla, kendimi-seni konuşacak değilim ben..
öyle komplekslerimde yok, bişeyi kanıtlamaya ihtiyacımda yok
okuduklarının altından kalkamayıp,
okudukların hakkında değilde,
onları yazan hakkında bir yorumun varsada,
bunun yeri forumlar değil.. (:
Ayrıca benim istediiklerimi yaz, benim gibi düşün demedim zaten ne sana nede başkasına demem ben öyle birşey..
Asala'nın yaptığı katliamlar konusunda hassas olmayabilirsin..
batıda aleyhimize alınan Soykırım yasaları hakkında hassas olmayabilirsin..
Ama bütün bunlara rağmen akepe iktidarı ve cumhurbaşkanın attığı 'ilk adım'a sahip çıkmayı, -evet bu Türkiye lehine bir adım- şeklinde yorumlarsan, cevaplarını alırsın,
neden yanlış olduğunuda görürsün, görüyorsun, göreceksin..
iyide girişteki yazı, Türkiye vatandaşı olan ermenilerle ilgili bir 'hatırlatma' değilki..
öyle olsa benimde tepkim olurdu zaten..
buna bölücülük denirdi...
sen ABD'yi örnek alıcam bakın onlarda japonyaya gitti diyosan.. aynen yolun açık olsun derim..
durmak yok, asimilasyona devam, amerikanlaşmaya devam
kendimize yabancılaşmaya devam..
yunanlılar ne zaman bizim için "Türkler soykırım uyguladı" diye lobi yapıp, haritalarında İzmir'i kendi ülkelerinde gösterip, her sene aynı tarihlerde üstümüze gelmiştir?
Abd hiroşimayı ziyaretinin altında ki nedeler başka.Japonlar bile soykırım iddiasında bulunmadılar..
bakınız, düşmanlık ayrı şey, savaşmak ayrı şey
insanlık sucu ayrı şey.
Suçlandığımız nokta insanlık suçu
Mesela ileride hapislik bir durumunuz var
siyasi suçtan mı olması gururunuzu rencide eder
yoksa adi suçtan olması mı?
Ermenistan ile Yunanistanın politikalarını karşılaştırmak, hem politik bir hatadır hem tarihsel bir hatadır.
hayır... 'onları örnek alarak, yapılanı AK'lama çabası' bu...
takdir değil..
yani bu neye benziyor..
benden öncekiler çalıdı çırptı, bende çalar çırparım..
bu söylemede alıştırılıyoruz zaten...
amerikalı demedim ayrıca sana.. öyle olsan bile bişey fark etmez..
Amrikalılaşan Türkler diyorum ilk sayfadan beri bir yabancılaşmadan bahsediyorum...
medyanında etkisiyle ermeni korosu izletildi/dinletildi bize dün tvde bi kanalda..
yine medyada duyuyoruz 'kürt özerk-yerel yönetimi' diye bi bare var mesela..
alıştırılıyoruz diyorum.. asimile oluyoruz..
bunu kanıksamamız isteniyor diyorum..
ilk sayafadan beri sorozcu/fettoşçu Bizans oyunlarına kanmayın diyorum ben..
sen hala bunun barışa dair bir adım olduğunu sanıyorsun..
kazın ayağı öyle değil diyorum bende..
ambalaja bakıp, içini görmüyorsun çünkü
görmek istemiyorsun..