Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 45
Ana Sayfa >> Nostalji >> Off Topic >> tabi felsefeden herşeyin türediği bir gerçek yani olaşamadığın bir gizem bitmeyen bir yol ve einsanı
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar tabi felsefeden herşeyin türediği bir gerçek yani olaşamadığın bir gizem bitmeyen bir yol ve einsanı
Yabancı..

Iyilik ve kötülük kutuplari açisindan, iki kavram sunulmustur: Biri bencillik, öbürü de hayirseverliktir. Bencilligin anlami baskalarini kendisi için feda etmek olarak tarif edilmistir. Hayirseverlik ise kendini baskalari için feda etmektir denmistir. Bu durumda insan her iki halde de diger insanlara baglanmis, kendisine iki acidan birini çekmesi söylenmistir. Ya baskalarinin ugruna kendisi aci çekecektir, ya da kendisi ugruna baskalarina aci çektirecektir. Sonunda insanoglunun kendi acilarindan zevk almasi gerektigi de söylenince, tuzak iyice kapatilmistir. Insan artik mazosizmi kendi ideali olarak kabul etmek zorunda kalmistir, çünkü bunun karsisina ancak sadizm vardir. Insanogluna oynanan en küstahça oyun bu olmustur. Bagimlilik ve aci çekme bu yolla hayatin temelleri haline getirilmistir. Seçenekler "kendini feda etmekle- tahakküm etme" arasinda degildir. Seçenekler "bagimsizlikla- bagimlilik" arasindadir. Yaraticinin kurali ya da elden düsmecinin kuralidir. Bu temel bir sorundur. Bir ölüm kalim sorunudur. Yaraticinin kurali, insanligin var olmasini saglayan mantikli zihnin ihtiyaçlari üzerine kurulmustur. Elden düsmecinin kurali ise sag kalmayi beceremeyecek insanlarin ihtiyaçlarina dayalidir. Insanin bagimsiz egosundan dogan her sey iyidir. Insanin insana bagimliligindan dogan her sey kötüdür. Bencil kisi salt anlamda bakildiginda baskalarini feda eden kisi degildir. Baskalarini herhangi bir sekilde kullanma ihtiyacinin üstüne çikmis kisidir. Onun islerligi, diger insanlarin kanaliyla degildir. Birincil anlamda onlarla ilgilenmemektedir. Amaci da düsüncesi de arzulari da enerjisinin kaynagi da hep onlarin disindadir. Bir baska kisi için var olmakta degildir. Kimseden de kendisi için var olmasini istememektedir. Insanlar arasinda olusabilecek tek kardeslik, tek karsilikli saygi bu yolla olabilir.
<BR>GERÇEK NEDİR?

17-03-2006 10:12
Yabancı..

Mevcudiyeti (realiteyi) en temel hususiyetleri açısından araştıran felsefe dalıdır.
<BR>
<BR>Başka bir deyişle metafizik, -canlı veya cansız, insan veya gayriinsan- evrende varolabilen herşeyle ilgili asgari müşterekleri konu edinir. Metafizik, felsefenin temelidir. Bütün felsefe sistemleri metafizik içinde sorulmuş sorulara verilmiş cevaplar etrafında inşa edilir. Mesela: Evren belirli tabiat kanunlarıyla yöneltilen, dolayısiyle anlaşılıp kontrol altına alınması mümkün bir yer midir, yoksa anlaşılmaz bir kaos, izah edilemez bir mucizeler alanı, teslim olunacak bir tehdit midir? Etrafımızdaki şeyler, bilincimizden bağımsız olarak mevcut mudur, yoksa kafamızda yarattığımız birer illüzyon mudur? İnsan, serbest iradeye sahip, kendini üretebilen ve idare edebilen bir kahraman mıdır, yoksa "ilahi tecelli" veya "üretici güçler" gibi kendi dışındaki kuvvetlerin programladığı, cevhersiz, çaresiz bir otomaton mudur? Bu gibi sorulara verilecek cevaplar sonucu ortaya çıkan soyutlamalar (prensipler, aksiyomlar, kavramlar vs.) o felsefenin metafiziğini teşkil eder
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>
<BR>alıntı... ama ilginiz varsa lütfen üşenmeyin ve okuyun

17-03-2006 10:14
Yabancı..

Ahlak, insan inşaının mühendisliğidir: prensipleri ortaya koyar, projeleri çizer.
<BR>Sanat, insan inşaının teknolojisidir: nihai ürünü yaratır, model inşa eder.
<BR>Sanat, üç felsefi disiplinin ürünüdür: metafizik, epistemoloji ve ahlak.
<BR>

17-03-2006 10:15
Yabancı..

Yanlış felsefeler:insanın kendisi için var olma hakkının olmadığını, diğer insanlara hizmet etmenin kendi varlığının tek gerekçesi olduğunu ve kendini feda etmenin insanın en yüksek ahlaki görev, erdem ve değer olduğunu iddia ederler. Bu iddianın nezaket, iyi niyet ve başkalarının haklarına saygı duyma ile ilgisi yoktur. Akıl dışı ahlakın temel mantığı: Kendini kurban etme, kendini reddetme, kendini yalanlama, kendini mahvetme anlamına gelen BEN'i kötülük standartı, BEN dışındakileri ise iyilik standartı olarak görme anlamına gelen KENDİNİ FEDA ETMEDİR.
<BR>
<BR>

17-03-2006 10:16
Yabancı..

felsefi anlayış aşağıdaki niçinlere dünyevi mantıklı cevaplar bulamaz:
<BR>
<BR>*İnsanlar niçin başkaları için yaşasın?
<BR>*İnsan niçin kurbanlık bir hayvan olsun?
<BR>*Bu, niçin iyi bir şey olsun
<BR>

17-03-2006 10:17
Yabancı..

Akıldışı felsefe savunucuları, işte bu sorulardan kaçmak için dünyevi olmayan, doğa üstü ve irrasyonel olan mistizme sığınır. Çünkü ancak irrasyonel olan bir şeyde gerekçe aranmaz, o sadece inançla kabul edilir. Bu nedenle mantık ve akıldışı felsefe çelişir.Mistizmi ayakta tutanda işte bu akıldışı ahlak anlayışıdır.. Medeniyetse aklın ürünüdür. Mistizmin kölesi olan bir akıl medeniyet değil karanlık üretir. Eski- yeni mistizmin iki versiyonu vardır: Ruh ve beden mistikleri, yani "varoluş olmaksızın bilince inananlar ve bilinç olmaksızın var oluşa inananlar. Her ikisi de önce aklınızın teslim olmasını ister. Birisi ilhamlarını, diğeri reflekslerini öne sürerek önce aklınızı teslim almak ister.."Onların tek amacı, "madde olarak insan bedeninin köleleştirilmesi ve manevi olarak aklın yok edilmesi." dir!
<BR>Mistizm ile akıl arasındaki tercih; ölüm veya yaşam, özgürlük veya kölelik, ilerleme veya durağan ilkellik arasındaki tercihdir.Eski-yeni mistikler, gerçeğin bulunması ile değil, insan "aklına-hayatına-mutluluğuna-bedenine" duydukları nefretle motive edilirler.Bu tutkunun merkezin de ise:
<BR>iyi olmak için iyiden ve becerikli insandan duydukları nefret vardır!

17-03-2006 10:17
Yabancı..

neden mi felsefe çünkü aklımızı takip etmediğimiz sürece hayatımızı sorulardan kaçarak geçirmeye mahkum oluruz....
<BR>
<BR>hepimiz tercih yapmak zorundayız eğer tercih yapamıyorsak başkalarının tercihler ile yaşamaya başlarız. bence bu yüzden felsefe bir ihtiyaççç..
<BR>
<BR>

17-03-2006 10:39
Yabancı..

bence felsefe aklı ve mantığı kendi mutluluğumuz için kullanmada bir araç. yani bi çok entelin laf kalabalığı değil bence

17-03-2006 10:42
Yabancı..

bir felsefe ya doğrudur yada yanlış felsefeciler bile bu geçiş sürecinde tartışıp durmuşlardır.
<BR>
<BR>
<BR>yani kim için felsefe herkesin felsefesi farklı...benim için doğru olan senin için yanlış..felsefe evrensel olmayan doğrularla ilgileniyor zaten 2*2 =4 ü tartışmıyor..
<BR>
<BR>
<BR>bana göre tercihler duygularının tamamen ikna olduğu yargılardan kaynaklanır...yani mantık ve akıl duyguların önüne geçtiğnde doğrular başlar...
<BR>
<BR>
<BR>not:gerçekten çok fazla şey okuyamadım bu konuda benide bilgilendirrisen çok sevinirim

17-03-2006 10:50
Yabancı..

akıldışı felsefe savunucularıda var tabii bunlar mistizime sığınmaktadır.çünkü ancak irrasyonel bi şeyde gerekçe aranmaz. osadece inançla kabul edilir. mantık ve akıldışı felsefe bu yüzden çelişiyor.
<BR>
<BR>
<BR>mistizizmide bu akıldışı felsefe ayakta tutuyo.buda akıldışı bir ahlak anlayışı değil mi?
<BR>
<BR>ama medeniyet aklın ürünü...

17-03-2006 10:56
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim