Yabancı..
| Şimdi benden seni anlatmamı istesen,
Tutulur dilim, susar yüreğim.
Tek bir sözcük bile çıkamaz dudaklarımdan…
En iyisi sensizliği sor sen bana,
Sensizlik; ölümün diğer adı…
Özlemeyi sor bana,
Etini, kemiğini yakarcasına özlemeyi
Gözlerinin içine baka baka
Kolunu bacağını kesen birinin yüzüne
Hala sevgiyle bakabilmeyi…
Cesareti sor sen bana,
Ve sonrasında düştüğüm esareti…
En güzel havalarda bile içimin pusluluğunu…
Yanaklarımın yosun tutuşunu,
Yüreğimin nasır tutuşunu,
Sonunda benim pas tutuşumu sor.
Gururu sorma bana,
Sana verdiğim savaşta yenik düştü.
Unutmayı sor sen bana,
Kendimi nasıl unuttuğumu
Ama seni unutmayı sorma.
İşte onu bir türlü beceremedim.
Her güne yeni bir ümitle başlayacağıma söz verip,
Sonra bu söze kendimin bile inanmayışımı.
Sonunda isyanı sor, sitemi, öfkeyi,
Yüreğim cayır cayır yanarken titremeyi,
Yalnızca benim duyabildiğim çığlıklarımı,
Herkesten köşe bucak sakladığım gözyaşlarımı,
Her yağmur yağışında
Yüreğimde son bulan yıldırımları,
Delik deşik uykularımı,
Şarkılardan fal tutmayı,
Karamsarlığı, aldanmayı, kararsızlığı,
Yürek sızısını, mutsuzluğu, takatsizliği,
Çaresizliği, ümitsizliği, sevgisizliği,
Sensizliği sor sen bana…
Ama seni sakın sorma!
İşte onu bir türlü anlatamam…
Ben hiç seni yaşayamadım ki…
Ben hiç sana kavuşamadım ki…
Senin dışında ne sorarsan sor,
Yetmiş iki dilde anlatır, hatta kitabını yazarım.
Ama ne olur seni sorma !
Eğer olurda beni sorarsan,
Ben… Ben…
Boş ver, sorma en iyisi.
Dışarıda yine yağmur yağıyor
San ki gözyaşlarımla inatlaşırcasına.
Bense,
Sensizliğin acısıyla damla damla tükeniyorum.
İşte hepsi bu… | 01-09-2007 01:02 |
|