Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 258
Ana Sayfa >> Nostalji >> Bölgeler, ülkeler, şehirler >> Rize..
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3 ... 8, 9, 10 ... 24, 25, 26  Sonraki
Yazar Rize..
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329

UNLU TAVA YEMEKLERİ



MUHLAMA

Malzemeler: Üç tahta kaşığı mısır unu, üç kaşık tereyağı, bir kase tel veren peynir, İlik SU ve tuz.

Yapılış ı: Bakır bir tavada tereyağı eritilir. Mısır unu konulup penbeleş inceye kadar kavrulur. Tavaya ilik su ve peynir ilave edilir. Peynirin tuzuna göre tuzu ayarlanır. Hafİf ateşte karıştırılarak yağını üzerine verinceye kadar pişirilir.
Muhlama tel veren peynirle yapılabileceği gibi hertürlü peynirle veya minci ile de yapılabilir. Peynir ve minci sade olarak da yağda pişirilebilir. (Buna pişirmek yerine ısıtmak demek daha doğru olur). Yağda sade olarak pişirilen peynire peynir muhlaması, yağda sade olarak pişirilen minciye de minci muhlaması denir.
Hemşin yöresinde bir miktar kaymak alınarak tavaya konur, ateş üzerinde kaynatılır, içerisine yavaş yavaş mısır unu ilave edilir. Daha sonra bir miktarda ince ince doğranmış köy peyniri konmak suretiyle sıcak olarak servis yapılır. Bu muhlama şekline adı geçen yöremizde "kaymak muhlaması' denmektedir.

HOŞMER

Malzemeleri: Bir litre kaymaklı süt, bir kase köy peyniri, üç tahta kaşığı mısır unu, yeterince tuz.
Yapılışı: Kaymaklı taze süt süzgeçle süzülerek bir tavaya boşaltılır. Tava ateşe konarak kaynatılmaya bırakılır. Elenmiş mısır unu, kaynayan süte yavaş yavaş ve karıştırılarak ilave edilir. Normal kıvama gelince ince doğranmış köy peyniri ve tuz konur. Peynirin hoşmer içine erimesiyle birlikte sıcak servis yapılır.
Hemşin yöresinde kaymağı alınmış süt içeresine mısır unu karıştırılarak yapılan tava işine "Kotniyar" denmektedir. Kotniyara peynir konmaz.
Hoşmer, muhlama gibi yenir ve yerken yağ tavada göllenir.

HAŞIL

Değişik şekillerde yapılan haşılın Salaha Bölgesinden aldığımız bir tarih aşağıda verilmiştir.
Haşıl, kavut unuyla yapılır. Kavut unu; kavrulmuş kabak çekirdeği, kavrulmuş balli lobya (soya fasulyesi) ve kavrulmuş mısırın değirmende öğütülmesi ile elde edilen bir undur. Tavaya yeter miktarda su ve yeter miktarda kavut unu konarak pişirilirken sürekli karıştırılır. Bir miktar tuz ilave edilir. Pişme işi tamamlanırken yemek de ekmek hamuru kıvamma yaklaşır.
Dikkat edilirse, haşıl yağsız olarak pişirilmektedir. Fakat, yağla yenir.
Haşıl sıcak olarak sofraya almmakta ve ortasına bir kaşık tereyağı konularak
yenmektedir. Haş ila kaşık salan kişi, kaşığmı haşılin ortasındaki tereyağına bandırır.
Ortadaki yağ bitince aynı yere yoğurt dökülür ve yemeye devam edilir. Haş il
hangi tavada pişmişse o tava ile sofraya gelir ve servis yapılmaz.

Ikizdere'den aldığınıız bir örnek de şöyle:
Malzemeleri: Mısır unu, tereyağı, su, süt veya yoğurt.
Hazırlanışı: Mısır unu suya karıştırılarak pişirilir. İyice pişen bu karışıma bol miktarda tereyağı kanştırılır, pişimıe işine devam edilir. Çok katı bir kıvama gelen yemek bir miktar soğumaya bırakılır. Birazcık soğuduktan sonra üzerine süt veya yoğurt dökülerek yenir.

21-01-2007 13:22
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329

ÇUMUR

Malzemeler: Sıcak mısır ekmeği, tereyağı ve mıncı.
Hazırlanışı: Sıcak mısır ekmeğinin içi yayvan bir kap içersine boşaltılır.
İçersine bol miktarda tereyağı ve tuzlu minci (Lor) katılarak karıştırılır. Mısır
ekmeğinin sıcağında yağ, ekmeğe ve minciye sirayet eder. Soğutulmadan yenir.
Sıcak ekmek bulunmadığı zamanlarda soğuk ekmek bir tavanm içine ufaltilıp yağı ve mincisi konur. Sonra hafif ateşte ısıtılarak yağın ekmeğe nufuz etmesi sağlanır. Böylece leziz ve besleyici bir yiyecek elde edilmiş olur.

21-01-2007 13:22
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329

PEKMEZLE YAPILAN UNLU YEMEKLER

TERMONI

Termoni Yemeğinin Malzemesi: Bir buçuk bardak halli fasulye, bir buçuk bardak renkli fasulye, bir bardak buğday unu, bir buçuk bardak armut pekmezi, bir çay bardağı şeker
Yapılışı: Balli fasulye dört bardak su ile biraz pişirilir. Renkli fasulye dört bardak su ilavesiyle kazana konur ve ikisi birlikte pişinceye kadar kaynatılır. Fasulyeler piş ince sekiz bardak su ilave edilerek su kaynaymcaya kadar ısıtılır ve buğday unu sulandınlarak kazana ilave edilir. Bir miktar yeniden kaynadıktan
sonra da pekmezi, şekeri ve tuzu konularak beş dakika daha pişirilir. Kaselere konarak ilik veya soğuk olarak yenebilir.
Bu yemek zenginleş tirilerek de yapılabilir. Bu takdirde yemeğe bir buçuk bardak taze mısır, bir çay bardağı bulgur, bir çay bardağı pirinç, bir avuç karalahana ilave edilir. Armut pekmezi yerine üzüm pekmezi veya taze şıra da konabilir.

EKŞAŞİ

Malzemeler: Iki bardak renkli veya beyaz fasulye, bir bardak buğday unu, bir buçuk bardak armut pekmezi, bir çay bardağı pirinç, bir çay bardağı şeker.
Yapılışı: Fasulyeler dört baıtlak su ile birlikte pişirilir. Fasulyeler piş ince sekiz bardak su ilave edilerek ve yeniden kaynatılarak pirinci konur, buğday unu sulandınlarak kazana ilave edilir. Yeniden kanatılarak pekmezi, şekeri, ve tuzu konur ve yeniden beş dakika karıştırılarak piş irilir. Kaselere boşaltılarak yenir.

PEKMEZLİ ASUDE

Yapılışı: Bir kaşık tereyağı orta bir tavada eritilir, bir başka kapta bir su bardağı pekmez ılık su ile açılarak tavada erimiş yağa ilave edilir. Bu şerbet üzerine bir elle yavaş yavaş mısır unu dökerken diğer elle bu un, bir tahta kaşıkla sürekli karıştırılır. Muhlama kıvamına gelinciye kadar bu işlem sürdürülür.
Çok az bir tuz ilave edilerek servis yapılır.

21-01-2007 13:23
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329

BÖREK VE HAMUR İŞİ TATLILAR

LAZ BÖREĞİ

Malzemeler: Beş yumurta, yedi su bardağı süt, beş kaşık tereyağı, bir buçuk su bardağı şeker, bir buçuk kahve fincanı nişasta, bir buçuk kahve fincanı pirinç unu, alabildiği kadar buğday unu, tuz.
Yapılışı: Bir kase su, iki kaşık tereyağı, bir yumurta sarısı, az tuz, bir iki damla zeytinyağı ve alabildiğince un katılarak yoğrulur ve ondört parçaya bölünür. Bu ondört parça ile laz böreğinin on dört yufkası açılır.
Yapraklar arasına konacak muhallebinirı yapılışı: Süt ve şeker kaynatildıktan sonra az tuz konur, ayrı bir kapta pirinç unu veya nişasta, dört yumurta sarısı, bir bardak soğuk su ile iyice çırpılır, kaynayan süte karıştırılarak ilave edilir. Piştikten sonra bir tutam karabiber serpilir.
Yedi hamur tek tek açılır ve her bir yaprağına tereyağı sürülerek tepsiye dizilir, üzerine önceden hazırlanmış olan muhallebi soğuk olarak dökülür. Geriye kalan yedi hamurda tek tek açılarak ve tereyağı süıiilerek muhallebinin üzerine dizilir. Arzu edilen şekilde kesilir, üzerine tereyağı gezdirilerek fırına verilir.
Bir buçuk bardak şeker, bir bardak su ile hazırlanan ilik şurup, fırından çıkan böreğin üzerine dökülür. Fındık veya cevizle süslendikten sonra ılık olarak servis yapılır.

ENIŞTE LOKUMU

Eskiden kaynanaların damatlan için yaptıkları ve kızlarını her ziyaretlerinde bir bohça yapıp damat evine gönderdikleri yüksek kalorili bir pasta türüdür. Çokca yapılan bu lokunılar, gelin tarafmdan koca evi halkına birer ikişer dağıtırdı ve bir ihtimal utanıp da yiyemediği zamanlarda odasında gizlice yerdi.
Malzemeler: Uç su bardağı tereyağı (Margaıin de olabilir), üç su bardağı yoğurt, altı su bardağı şeker, üç yumurta, yarım limon suyu, yanm çorba kaşığı kaıbonat, alabildiğince buğday unu ve tuz
Yapıhşı: Şeker, yumurta ve yoğurt bir kap içine konur, şeker eriyinceye kadar çnpilır. Şeker yağ içine erimediğinden eritilmiş ilik yağ bu karış ima sonradan ilave edilir. Diğer yanda yarım limon suyuna karbonat katıp karıştırarak yağh karış ima katılır ve alabildiğince un konarak kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapılır. Hamur on dakika dinlendirilir. Bu hamurdan iki yumurta büyüklüğünde parçalar alınarak avuç arasında yuvarlayıp uzatilarak lokum şekli verilir. Yağlanmış tepsiye birer parmak ara ile yerleştirilir, üzerine bıçakla (Z) şeklinde kesikler atarak şekillendirilir. Plekide ekmek pişirir gibi üzerine sac örtülerek veya kuzinada orta hararette pişirilir.

KABAK SUTLACI

Malzemeler: Ortaboy bir taze siyah kabak, bir buçuk kilo süt, bir su bardağı şeker, tuz.
Yapılışı: Kabak parçalara bölünüp kabukları soyulur, küçük küçük doğranıp suyla pişirilir. Kepçe ile iyice ezilerek süt, şeker ve tuz ilave edilir, on dakika kadar pişirilir, sahanlara veya taslara boşaltılarak soğuk veya sıcak yenebilir.

21-01-2007 13:24
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329

PEKMEZLI KABAK

Büyük pekmez tavasmda pekmez yapılacak şıra satlerce kaynatılır, bu-harlaş arak ş ıra siner ve tatlanmaya baş lar. Artık pekmez olması ıçın yarım saat kadar bir zaman kalmış tır. işte o zaman daha önce beyaz tatlı kabağmdan hazırlanmış olan kabak felileıi (Uzunluğuna kesilmiş bir kabağm ikiye üçe ayrılmış panalan) pekmez tavasına atılır. Kabaldar tatlilaşmakta olan şıra ile birlikte pış er, giderek kahve rengi bir renk alarak tadlaş ir. Uzun saplı bir süzgeçle pekmez tavasmdan toplanır. Sıcak veya soğuk olarak yenebilirler.

PEPEÇURA

Malzemeler: Uç kilo siyah kokulu üzüm, bir su bardağı mısır unu, tuz. Az bir miktar buğday unu katılması iyi olur.
Yapılışı:Üzümler ezilir, şırası alınır. Gerekirse üzümlerin posası az bir suda pişirilerek posada kalan öz de alnmış olur. Bir kazana koyduğumuz ve kaynar hale getirdiğimiz üzüm suyuna un, yavaş yavaş yedirilir, gerekirse şeker ilave edilir. Muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir. Sahanlara taslara konup soguk olarak ikram edilir. Bir kaç gün hatta daha fazla bekletmek daha makbuldur. Küflenmeye başlamış olmak bekleme süresini belirler.
Pepeçura, pekmez için hazırlanan şımdan bir miktar ayrılarak da yapılabilir.


21-01-2007 13:25
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329

RİZE'DE YAYLACILIK

Rize'de yaylacılık çok eski yıllardan günümüze kadar devam eden bir gelenektir. Yöremizdeki köylerin arazisinin konumu hayvanlar için yeterli beslenmeye elverişli değildir. Bu nedenle hayvanların daha iyi beslenmesi ve onlardan yeterince hayvansal ürünler (yağ,peynir,çökelek) elde edilmesi amacıyla yaylaya çıkarılır.

15-20 yıl öncesinin hareketli yayla yaşamı bugün artık görülmemektedir. Çay tarımının yaygınlaşması sonucu köylerdeki araziler çay bahçelerine dönüştürülmüş, bu nedenle de hayvancılık azalmıştır. Hayvancılığın azalması sonucu olarak da yaylacılık gittikçe yok olmaktadır. Her ne kadar bugün yaylaya çıkılıyorsa da eskisi gibi çok renkli olmadığı bir gerçektir.

Bugün yaylaya çıkanları 2 gruba ayırmak mümkündür. Birincisi, yukarıda sözünü ettiğimiz ihtiyaçtan dolayı çıkanlar, ikincisi ise Rize dışında yaşamını sürdüren ancak Rize'yle bağlarını koparmayan yöre insanları İkinci gruptaki Rizeliler yıllarca yaşamını gurbette sürdürmüştür. Her ne kadar son 30-40 yıldan beri çay üreticiliği yapıldığından dolay gurbetçilik azalmışsa da yine de devam etmektedir. Rizeli, çalışıp ekmek parası kazanmak amacıyla gittiği gurbette uyum sağlamış ve zamanla oraya yerleşmiştir ancak doğduğu yerle bağlarını koparmamıştır. Eski yılların özlemiyle tatillerini geçirmek, büyük kentlerin gürültüsünden kurtulmak ve doğayla başbaşa kalmak amacıyla yaylaya çıkan gurbetteki Rizelilerin sayısı bir hayli fazladır.

Rize'deki yaylalardan bazıları şunlardır:
Çağırankaya, Polovit, Elevit, Ovit, Amlakit, Hodeçur, Samisdal, Pokut, Çat, Haçivanak, Karmik, Hemşin, Başyayla, Ortayayla, Erçenik, Avasor, Kaçkar, Aşağı Kavran, Yukarı Kavran, Hazindak, Çiçekli, Çayimakçur, Sal, Varda, Göl Yayla, Cimil, Hazende, Ambarlı, Çahperik, Kito, Karap, Kale, Gürmanuman, Varoş, Çermeçk, Dahter, Anzer, Aşağı Faso, Yukarı Faso
Saymadığımız daha birçok irili ufaklı yayla vardır.
Rize'deki bu yaylalar Kaçkar sıradağları eteklerinde ve Çamlıhemşin, Hemşin ve İkizdere ilçelerinin sınırları içerisinde yoğunlaşmaktadır.

21-01-2007 13:34
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329

YAYLA EVLERİ

Rize yaylalarında genelde 2 tip ev vardır: A) Ahşap evler, B) Taş evler

A) Ahşap Evler:
Ormana yakın yerlerdeki yayla evleri ahşaptır. Ahır olan alt kat taş; mutfak, kiler, oturma ve yatma yeri olarak kullanılan üst kat ise kalın tahtadan yapılır. Çatı, "Hartama", "Harduma", "Hartuma" ya da "Hartıma" denilen, yaklaşık 1,5-2 cm kalınlığında çam tahtalarla örtülür. Rüzgarın uçurmaması için üzerine taş parçaları konur. Kışın çok kar yağan kimi yaylalarda, duvarların taştan ve tek katlı olan evlerin hartamaları, çökme ihtimaline karşı bir tedbir olarak yayla dönüşü kaldırılıp bir kenara istif edilir, yaylaya çıkıldığında tekrar çatıya yerleştirilir. Üst katlar bazen tek, bazen de iki bölmeli olurlar. Tek bölmeli olan evlerde kiler, mutfak, oturma ve yatma yeri aynıdır. İki bölmeli olan evlerde, bir taraf mutfak ve kiler, diğer taraf oturma ve yatma yeri olarak kullanılır. Evlerde ocak vardır. Ocağın olduğu giriş kısmın zemini ise ahşaptır.

B) Taş Evler:
Ormana uzak yaylalarda evler taştan yapılır. Taşlar uygun bir şekilde ve harçsız olarak üst ve üste konup duvarlar meydana getirilir. Kimi yaylalarda evlerin üzeri hartama, kiminde ise çadır bezi ile örtülüdür. Bu evler tek katlı ve tek bölmelidir. Evin bir tarafı mutfak, diğer tarafı ise oturma ve yatma yeri olarak kullanılır. Bazen yatma yerinin önüne basit bir perde çekildiği de olur. Tek bölmeli olan bu evlerde hayvanlar evin yanında, etrafı fazla yüksek olmayan taş duvarlarla çevrili bir yere konur.

Tek katlı olan evler bazı yerlerde taş duvarla ortadan ikiye ayrılır. Bir tarafı yukarıdaki şekilde, diğer tarafı ise ahır olarak kullanılır.
Yayla evleri birbirine çok yakındır. Ancak aynı yaylada birden fazla köy çıkmışsa köyler, arasındaki mesafe biraz uzak olur. Bazı yerlerde (örn. Pelovit Yaylası) her köyün bulunduğu yere "vanak" denir (Nurluca vanağı, Ortaköy vanağı gibi).

YAYLA DÖNÜŞÜ:

Yaylada kalış süresi ortalama 3 aydır. Ağustos ayı sonunda soğuklar başlar, otlar tükenmeye başlar. Bu nedenle de Ağustos ayı ortalarından itibaren "güz goçü" hazırlıkları başlar. "Göççüler" çıkışta olduğu gibi yayla dönüşüne de yardımcı olmak amacıyla tekrar yaylaya gelirler. Yayla boyunca elde edilen hayvansal ürünler (Yağ, peynir, çökelek) çıkışta olduğu gibi sırtla yada at ve katırlarla köye indirilmeye başlanır.

Yayla çıkış tarihi köy heyetince belirlenir. Ancak dönüş serbesttir. İsteyen istediği zaman köye iner. Yayladan köye inerken mezrası olanlar çıkışta olduğu gibi mezraya iner. 10-15 gün orada kalırlar. Bunun yanı sıra köyde yeterince otlağı olmayanlar bir süre daha yaylada kalırlar.

Dönüşte yayladan ayrılmanın etkisiyle buruk bir hareketlilik vardır. Yaylada kalacak birkaç eşya gerektiği gibi yerleştirilir, köye indirilecek hazırlanır. Yayladan tek tek inenler olduğu gibi, birkaç ailenin birlikte indiği de olur. Uzak yaylalardan inişler, çıkışta olduğu gibi iki aşamadır "gecelik yeri" nde bir gece konakladıktan sonra köye inilir.

21-01-2007 13:34
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329

" border="0">

21-01-2007 13:35
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329

KADIN KIYAFETLERİ



Çember : Kenarları işlemeli, sade, renkli veya motifli başörtü.
Yaşmak : Kenarları işlemeli ve renkli başörtü. Genellikle çember üzerine takılarak kullanılır.
Yazma : Yaşmağın büyüğüne denir.
Atkı : Genellikle kadınların kullandığı büyük başörtü.
Peştemal : Daha çok evli ve yaşlı bayanların kullanıldığı, bel örtüsü olarak da kullanılan ince çubuklu desenli başörtü.
Makaslı Peştemal : Püsküllü ve delikli peştemal. Daha çok genç kızlar ve genç kadınlar kullanır.

Kara Peştemal : Genellikle yaşlıların kullandığı, kenarları kırmızı kara peştemal.

Çeşan : Başa veya bele takılan, geniş çubuk desenli bir tür peştemal, dolaylık da denir.
Tepeluk : Gelinlerin giydiği ufak paralarla süslenmiş fes.
Fistan : Oldukça bol ve uzun dikilen, altlı üstlü bütün giysi.
Entari : Fistana entaride denir.
Gozli Çarşaf : Altlı üstlü bele bağlanarak kullanılan beyaz çizgi desenli siyah çarşaf.
Etekluk : Uzun eteklere denir.
Üç Etek : Genellikle kadife bezden yapılan altlı üstlü bütün etek. Üst ceket kısmına Kutni denirdi.
Geceluk : Kollu gecelik.

Yun Çorap : Beş cağla dokunan, uzun veya yarım biçimde çorap.
Şal Kuşağı : Yünden dokuma, daha çok kadınların ve yaşlı erkeklerin kullandığı kuşak.
Don : Belden dize kadar çok geniş ve bacak kısımları lastikle tutturulan bir tür kısa şalvar.
Tor kuşağı : Özel bir iplikten dokunan kemer.
Patik : Ev içersinde terlik yerine kullanılan kısa yün çorap.
Kongoş Çarık : İneklerin diz derilerinden hemen herkesin yapabildiği basit çarık.
Çarık : Hasılsız deriden yapılan basit çarık.
Hasıllı Çarık : Hasıllı deriden ancak ustaların yapabildiği çarık.
Kontra : Genellikle zengin kadınların giyebildiği topuksuz ayakkabı.
Tad : Deriden veya yünden dokunarak yapılan çarık biçimli, bağcıklı çocuk ayakkabısı
Mes : Yaşlıların çorap üzerine giydikleri, ayakkabı içine soktukları deriden yapılmış bir tür çorap.
Cizme : Deriden veya lastikten yapılan boğzlı bir tür ayakkabı.
Hamal Lastik : Daha çok iş yapılırken kullanılan lastik.
Lastik : Son dönemlerde giyilen, cizlavit de denilen en yaygın olan lastik ayakkabı.
Nalım : Takunya da denilen ahşaptan yapılmış kaba terlik.
Hedik : Ahşap malzemeyle yapılan, ızgara biçimli kar ayakkabısı
Bu eşyaları tamamlayan kadın süs eşyaları da önemlidir.
Hemayil : Üçgen veya dörtgen biçimli gümüş zincirli kap.
Beşli : Kurdeleyle bağlanarak yakaya takılan altın süs eşyası.
Kupli : Kurdeleyle boğaza takılan bir reşat altın değerindeki altın süslü.
Yuzuk : Yüzük
Kupe : Küpe
Kaleçi : Daha çok çocukların kullandığı süs eşyası, boncuk.


21-01-2007 13:38
meryem--Ölecek kadar
Mesajlar: 8329

ERKEK KIYAFETLERİ

Başluk : Başa sarmak için dar ve uzun bir bez parçasından yapılır. Kukula da denir. Herkesin kendine has bir yöntemle bağlar, çoğunlukla her iki yana kulaklıklar bırakılırdı. Renk çoğunlukla haki olur ve elbiseye uydurulurdu.
Fes : Yün iplikle cağla (şişle) dokunup başa takılırdı.
Taka : Başa takmak için kumaştan yapılan başlık
Mendil : El, yüz temizliğinde olduğu gibi cep süsü eşyası ve başlık olarak da kullanılırdı. Mendilin iki ucu düğümlenip başa takılacak hale getirilirdi.
Yağluk : İki ucu düğümlenerek başlık olarak kullanılan bez parçası.
Abaniye : İpekten , sarımtırak dallı nakışlarla işlenmiş, abani denilen bir bezin fes üzerine sarılmasıyla elde edilen sarık.
Saruk : Daha çok din adamlarının giydiği beyaz başlık
Mintan : Açık olan kısmı boğaza kadar düğmeli yakasız gömlek.
İç Gömlek : Mintan altına giyilen bugünkü atlet görevini gören giysi
Fanila : Atlet, kollu çamaşır.
Yelek : Bugünkü yeleklere benzeyen, fakat yelekten daha bol olan giysi
Çoha : yeleğe benzeyen, vücudu saran geniş ve kollu giysi
Zıpka : Alt kısımları, dar üst kısımları geniş altlı üstlü bütün giysi. Zıpkanın uçkur denilen kısmı düğmeliydi. Bele bir kuşakla bağlanırdı. Genelde siyah bezden yapılır ve mintanla giyilirdi.
İşdoni : Paçalı kilot
Kanaviça Pantul : Şalvar biçimli, bele bir kuşakla bağlanan iri keten dokuma bezden yapılan pantolon. Genellikle çocukların giydiği bu pantolonu büyükler de giyerdi. Daha çok bir iş pantolonu kabul edilirdi.
Kilot Pantul : Paçaları dize kadar dar, üst kısmı sağdan ve soldan bele kadar geniş olan pantolon. Dar olan kısım düğmelerle açılır ve kapatılırdı. Bele bir kemerle bağlanırdı.
Golf Pantul : Paçası dize kadar dar, üst kısmı bol olan pantolon. Dize kadar dar olan kısım düğümlenirdi. 1940'lı yıllarda moda olan bir giysiydi.
Yun Çorap : Beş cağla dokunan, uzun veya yarım biçimde çorap.
Şal Kuşağı : Yünden dokuma, daha çok kadınların ve yaşlı erkeklerin kullandığı kuşak.
Kongoş Çarık : İneklerin diz derilerinden hemen herkesin yapabildiği basit çarık.
Çarık : Hasılsız deriden yapılan basit çarık.
Hasıllı Çarık : Hasıllı deriden ancak ustaların yapabildiği çarık.
Çapula : Hasıllı deriden yapılan kaliteli, çarık üstü bir ayakkabı. Çapula özel ustalarınyapabildiği ve zenginlerin giyebildiği bir ayakkabı çeşidiydi.
Yemeni : Hasıllanmış siyah deriden altları kösele olarak yapılan, ancak zengin ve ağaların giyebildiğibir ayakkabı türü
Tad : Deriden veya yünden dokunarak yapılan çarık biçimli, bağcıklı çocuk ayakkabısı
Mes : Yaşlıların çorap üzerine giydikleri, ayakkabı içine soktukları deriden yapılmış bir tür çorap.
Cizme : Deriden veya lastikten yapılan boğzlı bir tür ayakkabı.
Hamal Lastik : Daha çok iş yapılırken kullanılan lastik.
Nalım : Takunya da denilen ahşaptan yapılmış kaba terlik.
Hedik : Ahşap malzemeyle yapılan, ızgara biçimli kar ayakkabısı.
Bu erkek kiyafetlerini tamamlayan süsü eşyaları da önemlidir.
Hemayil : Üçgen veya dörtgen biçimli gümüş zincirli kap.

21-01-2007 13:39
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim