Dusler Sokagi
Üye Girişi | Üye ol | Üye Arama | Üyelik Problemleri
Ana Sayfa
Sen ne yapiyorsun ?
Nostalji arama:
Toplam Cevap: 258
Ana Sayfa >> Nostalji >> Bölgeler, ülkeler, şehirler >> Rize..
Sayfalar: Önceki  1, 2, 3, 4, 5 ... 24, 25, 26  Sonraki
Yazar Rize..
KARİZMA
Mesajlar: 659

Daha çok fotoğraf istiyoruz...Rize'te haksızlık etmesin bu forum'u açan arkadaşımız...Biraz daha emek lütfen...

13-01-2007 16:26
tuba
Mesajlar: 1

meryem sen nerelisin ben rizeliyimde yani benim memleketi alattığına göre sende ya rizelisin yada rize aşığısın

13-01-2007 18:22
Yabancı..

Rize yer yüzündeki en güzel yer bende. Adeta yalancı cennet.. herkesin görmesi gerek bence...

13-01-2007 18:30
Yabancı..

Gitmediğim , görmediğim bir yer Ama yeşil güzeldir..
Selamlıyorum Rizeyi

13-01-2007 19:14
ZeWiNtScH
Mesajlar: 2077

meryem demiş ki;
İKİZDERE
İlçemize bağlı bir kasaba, 28 köy, 12 mahalle bulunmaktadır. Merkeze 7, Güneyce Belediyesine ise 5 mahalle bağlıdır. Güneyce kasabası ilçeye 10 km. uzaklıkta ve kuzeyde bulunmaktadır. Sahilden 36 Km. iç kesimde yer alan ilçemiz, il merkezine 54 Km. uzakliktadir. Rize-Erzurum karayolu üzerinde dik yamaçlar ve dogal güzellikler arasinda yer almaktadir.

Şehir nüfusu 2,372'dir. 2000 yılı nüfus sayımına göre ilçemiz toplam nüfusu 10,657 olup, bunun 2,372'si ilçe merkezinde, 3,301'i Güneyce nahiyesinde 4,984'ü köylerde yaşamaktadır. Yaz aylarında tüm ilçede yaklaşık 20.000 kişi yaşamakta iken kışın bu sayı 5.000 kişinin altına düşmektedir. Rize ilinin en geniş araziye sahip ilçesi olmasına rağmen gelir seviyesi çok düşüktür. llçe ve köylerin geçimi kısmi olarak tarıma dayalıdır.Yetişen tarım ürünleri ticari amaçlı olmayıp ihtiyaca göredir. İlçe ekonıomisinin ana kaynağı gurbetçiliktir. Bu yüzden köylerden şehire doğru bir göç olayı görülmektedir. Dünyaca ünlü anzer balı, hidroelektrik santralı, Çamlık mesiresi, Çağrankaya, Ovit ve Anzer yaylaları önemli turizm potansiyeli ile değerlendirilmeye hazır olarak beklemektedir.




bende ikizdereliyiiiiiim

13-01-2007 21:47
Yabancı..



trabzonu unutmamak gerekir özellikle sürmene

13-01-2007 22:05
ilker
Mesajlar: 265


14-01-2007 00:04
özgür
Mesajlar: 26

53 53 53 53 53 53

14-01-2007 04:13
Yabancı..


EVLİLİK VE SONRASI İLE İLGİLİ ADETLER
·Beşik kertme vardı. Ancak bu zorlayıcı olmayıp, çocuklar büyüyünce evleme zorunluğu taşımazlardı.
·Kızın erkeğe gönüllü olması ve kaçma işini beraber planladıkları durumlarda olay fazla büyütülmez, zamanla örtbas edilirdi.
·Sevenlerin kavuşamama durumunda maraz denen ruh hastalıkları olurdu.
·Kız istenmeden önce evde ondan büyük kız olup olmadığı araştırılırdı. Böyle bir durum varsa kız istenmez, istense de büyük kız varken ufak kız verilmezdi.
·Kız onsekizini geçmişse "küle kalmış" yani evde kalmış kabul edilir, istenmezdi.
·Kızın bir başkasına sevdalı olup olmadığına bakılırdı.
·Kız daha istenmeden, yani iş resmiyete dökülmeden elçiler sayesinde iş halledilmiş olurdu.
·Kız istenmeye gidilirken karşı taraf haberdar edilir, hazırlıklı olmaları sağlanırdı. Erkek tarafı karşılanır ağırlanır. Bir müddet ordan buradan konuşulduktan sonra asıl konuya girilirdi. "Allah'un izniyle, Peyganberun kavliyle kizinuzi oğlumuz Temel'e istiyiruk" denirdi. Kız tarafı kendini naza çeker, cevap vermek istemez, çay kahve, yemek ikram edip konuyu dağıtmaya çalışırdı. Erke tarafı da israr eder "Kızı vermezseniz ne yemeğinizi yeriz nede kahvenizi içeriz" derdi. Hayli mücadele sonunda istekler sıralanır, kabul edilince de kız verilirdi.
·Kız istendiğinde verilirdi. Çünkü söz önceden alınır ve kararlaştırılmış olurdu. Söz alınmadan kız istendiğinde, istenmedik olaylar olabilirdi. Erkek tarafı soğuk karşılanır. Mazeretler uydurulur. Bazen de kız görücüye çıkmazdı.
·Kız tarafı erkek tarfının karşılayabileceği kadar başlık parası isterdi. Bu kıza harcanırdı. Ayrıca kıza alınacak eşya ve altın tesbit edilirdi.
·Ara kesildikten sonra (kızın sözünün alınması) olay hemen duyurulurdu. Bu da erkek tarfının dılaru da hava ya kurşun sıkmasıyla olurdu. Peşinden yemek yenir. Düğün günü belirlenir, ayrıntılar konuşulurdu.
·Ara kesilirken kız tarfına verilen sözler düğnden önce yerine getirilirdi. Bir alış veriş günü tesbit edilirdi. Genellikle Çarşamba günü olurdu. Her iki tarfta birinci derece yakınlar olurdu.
·Takılardan genellikle çok eskiden dilme fes, beşli, daha sonraları zincir, bilezik, küpe, yüzük, saat, alyans, iğne gibi altın eşyalar alınırdı. Daha sonra söz verilen giyim kuşam ve yerleşimle ilgili diğer eşyalar alınırdı.
·Alınan eşyalar önce kız evine gönderilir, kızın kendi hazırladığı eşyalarla birlikte sergilenirdi. Bu olaya "Bohça Açıldı" denirdi. Perşembe'den Cumartesiye kadar açık kalır isteyen gelir bakardı.
·Eşyalar evden çıkarken, kızın erkek kardeşi yoksa bir yakını kapıyı keser ya da sanduğa otururdu. Kapı erkek tarafının bir miktar para vermesiyle açılırdı.
·Cumartesi erkek evine getirilen eşyalar kız tarafınca yerleştirilirdi.
·Kına gecesi Cumartesi olup her iki taraftada yapılırdı. Misafirler horon eder, oynar, toplu halde kurşun sıkılırdı.
·Erkek tarafı kına gecesinde şeker, fındık türü yiyecekler gönderirdi.

14-01-2007 09:42
Yabancı..

·Pazar sabahı erkek tarafı kalabalık bir halde kızı almaya giderdi.
·"Duğunci" denen grup yol boyunca sık sık silah sıkardı. Bunu duyan kız tarafı da karşılık verirdi.
·Gelini evden genellikte damadın babası veya ağabeyi çıkarırdı. Bu arada kapı kesilir bahşiş istenirdi. Yol boyunca yer yer yol kesildiği olurdu.
·Gelin evden çıkarken kurşun sesleri ortalığı yıkardı. Bazı evlerdede ilahiler okunurdu
·Yol yakınsa gelin yaya, uzaksa at ile getirilirdi.
·Gelinin evinden gelenlere ikram edilen lokumu damada ulaştıran ödüllendirilirdi. Bu kimseye "müjdeci" denirdi. Müjdeciye ya para ya da bir tepsi baklava verilirdi.
·Kız ve erkek tarafı birlikte kurşun ata ata gelinle birlikte erkek evine gelirdi. Bu gruba "alay" denirdi.
·Kız ağlarsa, "Hem ağlıyalum, hem gidelum" denirdi.
·Kız eve girmeden önce tatlı dilli olsun diye, elini bala tutturup sağ parmaklarıyla kapının başına sürerlerdi. Zengin olsun diye başına bez koyup para dökerlerdi.
·Kız tarafından birileri gelini içeri sokmaz.Bir şeyler isterdi. Buna "kapılık istemek" derlerdi.
·Gelin odasına götürülür, oturtulur, yanında genellikle ablası veya yengesi bulunurdu. Bazen de o mahalede yeni gelin olmuş birisi de olabilirdi.
·Düğün akşama kadar devam ederdi. Bu arada sıksaray, sallama, atlama, titreme gibi horonlar yapılırdı. Horonlar genellikle erkek erkeğe, kadın kadına oynanırdı. Erkekler daha çok evin dışında veya avluda, kadınlar ise evin içinde bir yerde oynarlardı.
·Erkekler kızlar bir arada oynadığında kadın veya kızların kollarına ancak yakınları girebilirdi.
·Horonlar kaval, tulum, akordiyon, mozika (mızıka) nadir olarak zurna ve daha çok kemençe eşliğinde oynanırdı.
Çoğu zeminde şairle atma türkülerle horona ayrı bir renk katarlardı.
·Bu arada erkek anaları da boş durmaz. Sağa sola göz gezdirir. Bir kız ararlardı.
·Yakın komşuların yardımıyla misafirlere yemek verilirdi. Bu arada bazıları bahşiş almak için yemeği engellerdi. Buna "sofra bağlama" denirdi.
·Hava kararamadan düğün alayı dağılır fakat kız tarafından bir kaç kişi bir müddet daha beklerdi.
·Gerdeğe girilmeden eğer önceden kıyılmadıysa " hoca nikahı" yapılırdı.
·Ev gerdeğe gireceklere bırakılır. Bir günlüğüne ev sakinleri komşulara kalırdı.
·Pazartesi günü gelin erken kalkar ve ev işlerine konulurdu. Sözde uğursuzluk getirmesin diye geline bir hafta süpürge tutturulmazdı. Bugün aynı zamanda kız ve erkek tarafının birbirine bohça içersinde hediye verdiği gündür. Bu olaya "bohça çıktı" denirdi.
·Düğünden bir hafta sonra "yedi" olurdu. Yedi, kızın damatla babasının evine gitmesiydi. Damat'a bu arada bazen ağra kaçan şakalar yapılırdı. Bu şakalardan korunmak için damadın yanında korumaları olurdu.
·Damat sofraya oturduğunda sofra arkadaşları tarafından bağlanır. Kaynana sofranın açılması ve damadın yemek yemesi için bahşiş verirdi.
·Yedididen birkaç gün sonra da kız tarafı erkek tarafınca devet edilirdi.

14-01-2007 09:45
Sayfalar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26

Şiirler | Hikayeler | Komik Hikayeler | Anılar | Güzel Sözler | Fıkralar | Ekart | Nostalji | Yigit Özgür Karikatürleri

Etiket | Forum | Gezi Rehberi
Copyright © 2005 DuslerSokagi.com. Bir eğlence sanatı. | iletisim: iletişim