Razıyım cezanın en ağırına
Seninle bir gece yaşasam yeter
Razıyım çıkmasam bile yarına
Seninle bir gece yaşasam yeter
Yüzlerce sevgili bulacağıma
Dünyanın sahibi olacağıma
Cennette bin sene kalacağıma
Seninle bir akşam yaşasam yeter
Sürseler dünyanın öbür ucuna
Assınlar isterse darağacına
Feda olsun ömrüm bir tel saçına
Seninle bir gece yaşasam yeter
Yüreğime garip bir hüzün çöktü bugün.
İçim düğüm düğüm,
Yok ki düğümleri çözecek gücüm..
Sen yoksun diye belki bu güçsüzlüğüm
Özledim diye belki bu hüzün..
“Sevdiğim/Sevdiklerim sen/siz benim anlattıklarımdan çok anlatamadıklarıma bak/bakın çünkü ben Aşk ve sevgi hususunda ANLATABİLDİĞİM KADAR DEĞİL; ANLATAMADIĞIM KADAR ÇOK SEVİYORUM”
************
çok güzel bir yazıydı.
Özellikle burası çok güzel.. İnsan zaten içindeki sevgisi ne kadar çok olursa, ifade de o kadar zor oluyor..
Tüm hüzünlerimizi oldukları yerlerde bırakıp gitme günü bugün.
Artık acı vermiyor bize
bizsizliğin günbatımları
o bizsizlikte
öylesine biz olan
bizden ne çok şey var…
Yokluğun varlığımda bulurken kendini
hep yanımdaymışsın gibi bitmek bilmez beyin jimnastiği yapıyorum seninle.
Ya da ipe sapa gelmez her hangi bir konuda sidik yarışı.
Bir kente
bir limana
bir coğrafyaya aşık olmayalı ne çok zaman geçmiş can.
Bizi düşündüğümüzde
bir şehre ya da bir limana ya da bir coğrafyaya sığamadığımız geliyor aklıma.
Biz deyince okyanuslar geçiyor gözümden
uçsuz-bucaksız…
hesapsız-adressiz…
Yine yağmur yağıyor dışarıda
Ellerin hala sıcak ve yumuşacık oysa
Dudakların da öyle…
Ahh bilsen neler geçiyor
hüznümün yalnız pencerelerinden
neler geçiyor bilsen
usumun bilinmeyen yerlerinden
gün şarap kızılında bu akşam
bir kez daha alarak seni
şiir cehennemime dönüyorum
kurtularak yalnızlık cennetimden
Bahar gelecek mi gönlümüze can?
Yoksa bu yeşeren sadece bir ışık aldatmacası mı?
Merak ettiğimiz ne varsa cevabını bulacağımız bir mevsim olacak mı?
Bu sokaklar bir gün bir sahile çıkar mı?
Oralardan okyanuslara yol alabilmemiz mümkün mü can?
Yine katran karası gece çöküyor ağaran saçlarıma ağır ağır.
Sen de olabildiğince hissedersin yaşamın ağırlığını üzerinde.
işte o zaman gözlerime
bir okyanus birikir
bulutlar yaslanır
göz kapaklarıma
ağlamak isterim
koyarak başımı
omzunun hayaline
Dedim ya
şiir cehennemimdeyim gecenin öteki yüzünde
bitmez-tükenmez duyumsamalar, sorgulamalar bekler şimdi
güncelerimin sararmış sayfalarını
Ve ben hep;
en alt satıra okyanusu çiziyorum usanmadan
umutsuzluğumuz depreşip dile gelmesin diye.
Bir gün,
unutkan olabilme varsayımıyla her bir ayrıntıyı on bin kere düşünüyorum
ve nakış nakış işliyorum beynime.
Biraz deli-fişek
yaşama inadına gülümseyen bir insan olarak
her şeyi defalarca anımsamak istiyorum
nedeni ne olursa olsun
Varsın bu sonbahar da böyle geçsin
duymasın bizi aşk
dokunmasın yüreğimize
öleceksek ölelim
hüzünlerin safran sarısında
varsın böyle geçsin bu sonbahar da
biz nasılsa vücut buluruz
deli-dolu bir mavide
Varsın bu sonbahar da böyle geçsin can
Daha ne çok yaşanmamış kış baharlar var önümüzde
O an’a dek
mutlulukla mutsuzluk arasında bir yerlerde saklanacağız
Kim bilir ne kadar?
Ve nereye kadar?
Ve nasıl?
Gözlerimizdeki yoksunluğu gizlemeye çalışmadığımız için
insanlar bizim tepkisiz olduğumuzu sanacaklar.
Varsın olsun
Bu ilk yalnızlığımız değil kalabalıklardaki.
Yine akşamüstleri balkonumdan
tekrar tekrar izleyeceğim denizi
gözüm kamaşacak limanın ışıklarında
bir martının çığlığında
umudu arayacağım yine
sen karşımdasın gibi kaldıracağım kadehimi günbatımlarına
ve bir karanfil kokusunda
hayatı yeni baştan seveceğim sen diye
bazen ben diye
bir gece daha eksilecek şimdi
yokluğundan varlığıma doğru
akıp girivereceksin içeri
en içeri
tadını geri istiyorum
yaktığımız son sigaranın
tek tek öptüğün gamzelerimin
Belki geçmiş zamanların naftalin kokuları dayanacak burnumun en sızlayan yerine
gözlerim buğulanacak,
duymazdan gelmeyi öğreneceğim aydınlık düşüncende
Doğsun ya da doğmasın güneş
fark eder mi
yeni yetme heyecanlarımızla
gülümseyebiliyorsak duvarlarımıza
şimdinin özünedir tanıklığımız
geleceğin geleceğe gebeliğinde
bir nefeslik aralarda
yaşamsal telaşlarımızı dönüştürerek haytalığa
bazen kendimi
bazen seni
en çok da bizi
irdeleyip düşünüyorken bu yalnızlık cennetimde.